"... Bir çok akıl ve izan sahibi Selahaddin'den sonra saltanat makamına en çok benim layık olduğumu söylediler, ancak önemli olanın çare bulmak olduğunu düşünerek, saltanat kavgalarından geri çekildim. Yeğenimin ölümünden sonra bu makama başka birinin benden daha layık olduğunu bilsem, yine yanaşmazdım."
Melik Adil devletin ileri gelenlerine bunları söylüyor·Kitabı okudu
Bir çocuğun, bir tanka karşı taşla saldırabilmesini hangi akıl kabul edebilirdi, bunun mantığı neydi? O zavallı çocuğu tanka karşı sevk eden ve diğer yaşıtları gözünde kahraman yapan delice hissin arkasında acaba hangi dayanılmaz zülüm yatıyordu?!
"Fransız generali Garo, Birinci Dünya savaşları esnasında Şam'a gidip, önce Sultan Selahaddin Eyyubi'nin kabrini tepti ve onun ruhaniyetiyle adeta alay ederek dedi ki; "Ey Selahaddin, Haçlı seferi şimdi bitti, işte biz döndük! " Böylece Kudüs'ün yeniden fethi dolayısıyla Selahaddin Eyyubi'ye karşı kabaran öfkesini ve kendi tarihine olan bağlılığını ve şuurunu bu şekilde dile getirdi.
Samimi buldum İbrahim Beyi, bu şairlerde derin bir hüzün var. Bu hüznü sezdirmeden inceden verirler, artık anlayana. Böyle ağır başlı kelimelerle dile getirenler de var, abuk subuk şekilde dile getirenler de.
İbrahim Tenekeci'den başarıların devamını bekleriz.
Sen böyle güzelken bana söz düşmez.
Bakma, şiirler yazdığıma
Bir merhaba gönder bana, suratıma kan gelsin
Otuz yıl yaşadım, elde var sıfır.
Birler kümesinin sakinisin ey kalbim
Kapanan dükkan gibisin cenaze nedeniyle
Yalnız sana mı küskün bu bahçenin ecesi
Keyifli okumalar.
Selam ve dua ile.