Zaman aralığı, zihinde garip ve çelişkili bir meseledir. Rutin ya da olaysız geçen bir sürenin insana bitmez tükenmez geleceğini varsaymak mantıklıdır. Öyle olması gerekir ama değildir. Asıl sıkıcı ve olaysız zamanlar şıp diye gelip geçer. İlgiyle renklenmiş, trajediyle yaralanmış, sevinçle bölünmüş zamanlar ise hatırada uzun görünen sürelerdir. Düşünülürse öyle de olması gerekir. Olaysızlığın direği yoktur ki üzerine bir süre asabilesiniz. Hiçbir şeyden hiçbir şeye geçen zaman sıfırdır.
"Bak şimdi, tarih boyunca insanlara adam öldürmenin affedilmeyecek bir kötülük olduğu öğretildi. Öldüren her kişi yok edilmelidir, çünkü öldürmek büyük bir günahtır, belki de bildiğimiz en büyük günah. Sonra bir askeri karşımıza alıp eline cinayet silahı verir, 'Bunu iyi kullan, akıllıca kullan' deriz. Kısıtlamayız. Git kardeşlerinin belirli bir türünden ya da sınıfından öldürebildiğin kadarını öldür. Önceki eğitiminin ihlali olduğu için de seni ödüllendireceğiz."
Çünkü Beppo'ya göre, dünyadaki bütün terslikler kasıtlı ya da kasıtsız, aceleye getirilerek söylenmiş birtakım yalan yanlış sözlerden kaynaklanıyordu.