Yaşantı öznel değil etkileşimseldir. Önce dışta bir olay olup sonradan duygu yaşanmaz. Olay olduğu anda etkileşim de olur. Çünkü olay süregelirken kişinin kendisi de değişikliğe uğramıştır.
Hadid suresi, 20. Ayet-i kerime: “bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir…”
tefsiri: Dünya değersizdir. Ondan değersiz olanı ise talibidir. Ondan da az önemli olan, onun için itişip kakışandır. Aslında dünya bir leştir. Leşin talibinin ise hiç bir önemi yoktur. Dünya ehlinin en değersizi de onunla cimrilik yapandır. Zaten kulu ahiretten alıkoyan da bu kötü dünyadır.
Sözün özü, insanın yaratılış gayesi, Allah’ın kulu ve halifesi olarak varlık emanetine sahip çıkmaktır. Hayatın anlamı aşkın ve mutlak hakikate -Cenab-ı Hakk’a bağlanmak ve O’nun sevgisini ve rızasını kazanmak için kendisine verilen emanete sadakat göstermektir.