Hakan

Hakan
@M_swann
24 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
1/10
·%47 (256/544 syf.)
Kitaba çok büyük beklentiyle başladım. Beklentimi hiç karşılamayınca daha fazla vaktimi çalmaması adına devamını getiremedim ve yarım bıraktım. Konusu bu kadar güncel ve güzel olan bir kitabı gazetede teknoloji haberi okur gibi hissiz bir şekilde okudum. Ne vebayı, ne karantinayı ne de onların yarattığı korkuyu en ufak bir şekilde okuyucuya geçirememiş Pamuk. Amacı da bu değil muhtemelen. Onun dışında okuyucuya çok iyi bir şekilde hissettirdiği bir duygu var. Bu ülkede doğmanın, bu ülkenin pasaportunu taşımanın ezikliğini tüm şiddetiyle hissediyor Pamuk. İşte bunu güzelce aktardı bizlere. Bakın ben onlardan değilim dedi durdu her üç beş sayfada bir. Bunu bu kadar sık tekrarlaması içimde Pamuk'a karşı hiçbir önyargı olmayan beni bile kitaptan soğuttu. Bu kitabı sanki Pamuk değil de lisede onu itip kakan arkadaşlarına karşı öç alma, kendini kanıtlama duygusuyla liseli bir ergen kaleme almış gibi... Aslında kendi kendini ezikleyen, sümüklü, ağlak bir ergen...
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1/10
Kitabı yorumlayıp 8,9,10 puan veren arkadaşlar nereleriyle okudu çok merak ediyorum. Google çeviri ile çevrilse daha efektif bir çeviri olurmuş. İlk sayfayı zorlayarak bitirdim, ikinci sayfaya geçemedim. Yazarın dilinin bu olmadığına eminim, Roza Hakmen'in çevirdiği İhtiyarlara Yer Yok'u okuyun ne demek istediğimi anlarsınız.
YolCormac McCarthy · İthaki Yayınları · 20191,061 okunma
5/10
·518 syf.·
2020 39. kitabı
Öncelikle kitabı iki bölüme ayırmak istiyorum aşağı yukarı 300. sayfadan. İlk bölümde o kadar gereksiz, sıkıcı tasvirler mevcut ki karakterlerin kulak kirinden, belediye çöpçülerinin çöpe atılanlar hakkındaki düşüncelerinden bahsetmemiş sadece. ikinci bölümde bu gereksiz tasvirlerin biraz daha önüne geçebilmiş. Yine ilk bölümden iki diyalog aktarayım; Diyalog 1; X: nine nerde? Y: buğday fiyatları da artacak diyolar. X: biraz stok yapayım o zaman. Nine nerde bu arada? Y: bu yıl koyunlar süt vermiyor. X: bizim ineklerde sorun yok. Ha bu arada nine nerde? Y: bulamadım. Diyalog2; Emine: Seçil nerde enişte? Enişte: yangın mumdan çıkmış. Emine: dedeye sahip çıkalım o zaman. Enişte: çıkalım. Emine: şey kem küm. Bu arada seçil nerde enişte? Bu diyalogları birkaç sayfa uzatmak okuyucunun aklıyla dalga geçmektir bence. Kitaptaki diyalogları genel olarak beğenmedim. Yukardakiler dışında kalan diyaloglar da yeşilçam diyaloglarından halliceydi bence. Kitabın ilk bölümündeki diyalog/monologlar inanılmaz yapmacık, gerçekçilikten uzaktı. En son Sezercik filmi izlerken bu kadar inandırıcılıktan uzak diyaloglar duymuştum. Yine ilk bölümde Seçil'in ergen bir aşıkken nasıl gold digger oldum hikayesi konunun fazlaca bir kısmına hakim. Yine kitapta mantığa aykırı birçok şey var. Misal; İşkenceci: Seni gebertmeyeceğiz emin ol. Seçil(monolog): Amaç öldürmekse bu daha insanca gerçekleştirilebilir.
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023830 okunma
10/10
·384 syf.·
2020 38. kitabı
Gurbet kuşları, Bereketli Topraklar Üzerinde'deki İflahsızın Yusuf'un oğlu olan İflahsızın Mehmet'in Sivas'ın bir köyünden İstanbul'a işçi olarak gidişini konu ediniyor. Kitap o zamanın İstanbul'unu, İstanbul'a çalışmaya gelen Anadolu insanını ve İstanbullu'nun bu insanlara bakış açışını çok güzel bir şekilde işlerken kuşak çatışmasına, kuşaklar arasındaki değişeme de çok güzel bir şekilde değiniyor. Ayrıca kitabın içinde bolca siyaset mevcut. Bu kitabı güzel bir şekilde sindirebilmek için önce Bereketli Topraklar Üzerinde okunup konuya daha hakim olunmalı. Çünkü kitapta Bereketli Topraklar Üzerinde'nin ana karakteri olan İflahsızların Yusuf'da bol miktarda mevcut. Önce Yusuf'u anlayarak bu kitaptan daha verimli bir okuma sağlayabiliriz. Herkese iyi okumalar.
Gurbet KuşlarıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20201,529 okunma
8/10
·256 syf.·
2020 20. kitabı
Kitaba başlarken, kitabı bitirdiğimde büyük bir aydınlanma yaşayacağımı düşünerek başladım. Bunda gerek kitabın arka kapak yazısı, gerekse kitap hakkındaki okuyucu yorumları etkili oldu. Sadece, aslında birçoğumuzun farkında olduğu şeyleri bir yazarın anlatımıyla okumuş oldum kitabı bitirdiğimde. Kitabı okurken bir ara Gogol okuyormuş gibi hissettim kendimi. Bunda kitabın başlangıcının burun denen organ ile yapılması mı, kahramanımızın delilik "çabalarını" bir delinin hatıra defterindeki deliye benzetmem mi etkili oldu bilmiyorum. Sanırım her ikisi de... Bir de Moscarda en başından deli miydi? Yoksa tavırları yukarda tanımladığım gibi sonradan kendi isteğiyle ortaya çıkan delilik "çabaları" mıydı ona da emin olamadım. Herkese iyi okumalar.
Biri, Hiçbiri, BinlercesiLuigi Pirandello · Alfa Yayıncılık · 20215,7bin okunma