Sonra esirgediklerine bir özür, bir bağış gibi dünya seni kattı ömrüme. Yalnızca gözleri değil, hücreleri görmeye başlayan bir körün sevinciydi yaşadığım.
Huysuz bir kişi için, “Seyahat adamı hiç değiştirmedi; gitti geldi ama yine aynı aksi, lanet adam” diyorlar.
“Gayet tabi” diyor, Sokrates “Kendisini de beraberinde götürdü.”
Sanırım biz hepimiz, yollara düşerek, yani çeşitlenerek, yani uzaklara katılarak, uzakları canımıza katarak şunu söylemek istiyoruz:
“Ölüme benden alacağı hiçbir şey bırakmayacağım; sadece bir avuç kemik…”