Hülya Güneş Aksan

Hülya Güneş Aksan
@Madamede
raison d'étre'i (v.s)
Hastalığın adı onu korkutuyordu (şizofren). Benimle uzun uzun hastalığı tartıştı. İlaçları düzenli kullanması gerektiğini biliyordu. Daha sonraki yıllar bana gelmeye devam etti. Tedaviye hic ara vermeden devam ediyor. Ama hala yalnız. Okulu zamanında bitirdi. O şimdi doktor. ( kendini 10 günluk bir buhranın, sonunda bir sanrıya kapılmış "kendini İsa sanıyor" halde bulan Yiğit, ayaklı bir kütüphane gibi bilgili ama ...) Çanlar onun için çalmıyor artık...
Sayfa 72 - Tıp öğrencisi·Kitabı okudu
Reklam
Bazen insancıl olanı, normali aşan aşrılıklarımız olur; biz buna hak, boşalma, kaçış, saklanma ya da sevme deriz ve takılırız duygumuzun peşine aklımızı gerileterek biraz. Sonrasını düsünmeyiz sonuçlarıyla, karşılaşana dek. Fren yapıp dengeyi ve normali koruduğumuzda ise daha iyi gelen bir hal alır ruhumuz; duygunun ve aklın işbirliğinde... Dopaminin, adrenalinin ya da serotoninin zirve yapması hep de iyi gelmez belki de... Ama şu an Melatoninde zirve yapmak hiç de fena olmaz:)
Süper ego
-Bense içimdeki, birbirinden değerli eserlerin bulunduğu bu sergiyi birileri gezsin, görsün istiyordum - Bu bir megolomani mi? -Sanmıyorum. ... Ben de hayranlıkla gezebileceğim bir sergi bulmayı isterdim doğrusu
Sayfa 63 - Yiğit, tıp öğrencisi·Kitabı okudu
Kırmızı Oda evet, Cinini çıkardım .
Bu acımasız hastalığın ona en büyük armağanı iste bu. Yalan da olsa insana önemli ve değerli olduğunu hissettiriyor. Kenarda köşede kalmış, kimsenin fark etmediği, ilgilenmediği, sevmediği, değer vermediği ve önemsemediği biri olmak yerine, sonunda assalar bile bütün dünyanın televizyonlarda izlediği, gözlediği, önemsediği, sevdiği ya da nefret ettiği biri olamayı istiyor. Sevmek, sevilmek, heyecanlanmak, özetle yaşamak istiyor...
Sayfa 50 - Rezzan·Kitabı okudu
Şu kadınlar ne garip mahluklar. Duygusal durumları ne kadar çabuk değişebiliyor. Küçücük şeylerden nasıl da hemen etkileniveriyorlar. Bir anda dünyanın en mutsuz, en kederli, en suçlu insanı iken, nasılda kolayca gökyüzünün en üst katına çıkabiliyorlar. Sevgileri, tutkuları uğruna neleri göze alabiliyorlar. Onlar için yaşamın temel şartı Sevilmek.
Sayfa 38 - Jale, Kemal·Kitabı okudu
Reklam