Bilgi en yüce iyilikmiş, gerçek ise en yüce değer; diğer her şey ikincil ve önemsizmiş.
Ta ki Dokuz Yıl Savaşları'na kadar.
Etrafında şarbon bombaları patlıyorken gerçek ya da güzellik veya bilginin esamesi bile okunmaz.
...sonra bilim kontrol edilmeye başlandı.
"Ben kendi zamanımda oldukça iyi bir fizikçiydim. Fazlasıyla iyiydim, bütün bilimlerimizin bir yemek pişirme kitabından başka bir şey olmadığını anlayacak kadar iyiydim."
"Hepsi çok korkunç görünüyor bana." dedi Vahşi
"Elbette görünecek. Istırap karşılığında, şu andaki mutluluk çok sefil kalır. Ve tabii ki istikrar, istikrarsızlık kadar göşterişli değildir. Mutlulukta, şanssızlığa karşı verilen mücadelenin ihtişamlarından hiçbiri yoktur. Günahla mücadelenin veya ihtiras ya da şüphe nedeniyle ölümüne altüst oluşların görkemini bulamazsınız mutlulukta.
Mutluluğun yüce bir yanı yoktur.
Cesur Yeni Dünyalılar, normal insanı kabul etmemekte fazlasıyla haklıydı bir Vahşi'ydi (ya da adı John) insan ; çünkü zevkle şartlandırılmış, somalarla uyusturulmuş ve insanı halleri tiksindirici bulan koşullandırmalarıyla(Pavlov'un köpeği olduklarını bilerek ya da bilmeyerek) pembe insandı onlar!
Insani olan her durum, ebeveynlik , tek eşlilik dahil tiksindirici, acı verici ve edepsizceydi.
Günümüzün Yeni Dünyası da üst akılların elinde evrilerek kendilerince pembe insana dönüşürken; yaşlılardan kurtulma, nüfus azaltma, tek tipleştirme, erdemi, ahlakı sorgulamama ve dahalarıyla normal gözlüğünü iyiden iyiye taktı mı gözümüze? Hipermetropi muamelesine tabiyken inandık burnumuzun ucunu görmediğimize ve yanımızdan akıp giden hayatları, adaleti , erdemi göremez olduk.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma