Çocuğun eline yirmi beş sent koyup onu kısa bir süre kollarina alarak ağlamasını dindirdi. Hadi koş şimdi biraz, şeker al bakaıym Kardeşlerine de vermeyi unutma. Hemen erimeyen şekerlerden al, ha!"
Ablası çamaşır teknesinden kaldırdığı kıpkırmızı suratla baktı ona.
"Beş sent de yeterdi," dedi. "Tam senlik hareket, paranin değerini hiç bilmezsin. Şimdi hasta olana kadar şeker ylyecek."