Zeynep

Zeynep
@Mafdet
𝘵𝘩𝘦𝘺/𝘴𝘩𝘦 | 𝘪𝘯𝘧𝘫 | 𝘷𝘪𝘳𝘨𝘰 | 19
Kolumdaki bu saat var ya, ondan ölesiye nefret ederim. Hiç geri kalmaz çünkü. Beni bu hale getiren odur. Biraz geri kalsaydı, bazı belaları, geciktiğim için savuşturabilirdim. Oysa nereye gideceksem tam zamanında orada bulunduğum için, bela da beni bekler bulurdu. (Savuşturabildiklerim bile tekrar bileniyor.)
Sayfa 18·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dünyanın sürekli değişen çöplüğüne bir kere adımını atan insanlar, gün gelince oradan ayrılacaklardır; bunu sen de biliyorsun, öyleyse ne diye böyle duygulanıyorsun?
Sayfa 108·Kitabı okudu
Budizm
Korkunun pençesine düşmüş ben, o büyüleyici seslere karşı sağırlaştım, hoş danslara karşı körleştim, açlığa karşı duyarsızlaştım. Ölüm ateşine bir odun olacak ben, uyku nedir bilmedim; gecelerimin hepsini ölümümü düşünerek harcadım.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Budizm
Ah oğlum, insan kalbi merhametsizdir; nefret dolu adi insanlar, yüreğinde nefret beslemeyen adil insanlara acımazlar.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Budizm
Sonu toprak olan bedene değer atfetmemizin sebebi nedir? Bedenlerimizin değeri, yanıp kül olmuş bir evden ya da koca okyanusta kaybolan mücevherlerden fazla değildir. Fani bedenlerin içinde yaşayıp da değerliyi ve değersizi ayırt edemeyenler, varlıkların özünü gözden kaçıranlar, ölümün pençelerine düştüklerinde bayılacaklardır. Bir çanağın içindeki tüm güzelliklerin boşaltıldığını düşün; lor, süt, peynir suyu, erimiş tereyağı, taze tereyağı... Geriye köpükten başka hiçbir şey kalmasın. Bu durumda çanak kırılsa ne yazar; yakınacak büyük bir sebep bulamazsın. Aynı şey beden için de geçerlidir. Ona asıl değerini veren faziletler içinden boşaltıldığı zaman, bedenin yok oluşu için yas tutacak pek sebep kalmaz. Lakin şu fani dünyada ölüm, iyi işlere uzak olan gururlu bir adamın bedenini paramparça etmeye başladığı vakit, o adamın kalbini de keder alevleri sarmaya başlar. Sanki biri içi peynirle dolu bir vazoyu kırmış ve güzel olan her şeyi israf etmiştir.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Budizm