Osamu Dazai'yle Japon animasyonu sebebiyle tanışmış olsam da bir yazar olarak anlatımını gerçekten merak etmiştim. Ve dün, Shūji Tsushima'nın (takma adıyla Osamu Dazai) doğum günü adına hem ilk Japon klasiğim hem de Osamu Dazai'nin muhtemelen en çok bilinen kitabı olan İnsanlığımı Yitirirken'i okudum. Benim için 'çok' ağır bir kitap değildi. Yaşım için rahatsız edici gelebilecek kısımları beni etkileyecek derecede değildi, okumaya başlayacakken daha fazlasına hazırdım. Bazı kısımlarda anlamak için cidden çaba harcamama rağmen kafam azıcık karışsa da genel olarak yazarın hayat hikayesinin yansıması olarak kabul edilen kitabı okurken yazarın düşünceleriyle hissettiklerini anlamaya, sindirmeye çalıştım ve başardığımı düşünüyorum.
İnsan zihninin acı uyandıran bölgelerinde takılı kalmış, çocukluğu ve gençliği boyunca bir insan gibi düşünüp düşünmediği çatışması ve insanlara duyduğu korku içerisinde kıvranarak büyümeye çalışmış, toplumun kabul ettiği birey kalıbına sığmak icin soytarılığa başvurmuş bir karakter Yozo. Ve kitapta duygular bütün saflığı ve hassaslığıyla yansıtılmış, düşüncelerin yarattığı yoğun korku ve kayıplık hissi sayfalara işlemiş olduğu için okurun bu karamsarlıktan etkilenmesi mümkün.
Ben iyiyim, şahsen kitaptaki karakterin korkularını ve düşüncelerini sorgulayışını okurken ara sıra kendimi sorguladığımda hissettiklerimi okuduğumu hissettim.
Yazarın dili sade, anlattıkları dolayısıyla ağır gelebilir yalnızca. Zayıf bir kalbi olduğu konusunda emin bir bağımlının ve dışlanmışın hikayesini merak eden varsa, İnsanlığımı Yitirirken'i öneririm.