Kişiliği, kimliği, kültür ve tarihi bu kadar rencide edilmiş, ilkokullarda kendi diliyle okuması bile engellenmiş, radyo ve televizyondan kendi şarkılarını dinlemesine bile izin verilmemiş insanlar resmi söylemlere nasıl inansınlar?
Bir insanın ismini değiştirmek, köyünün ismini değiştirmek, dilini ve kültürünü yok etmek, zorla gelenek ve göreneklerinden uzaklaştırmaya çalışmak bir insanlık suçudur, büyük bir ayıptır.
Şiddet, karanlık yüreklerin egemen olduğu kör bir kuyudur. Şiddetin olumlusu, iyisi yoktur. Her türlü şiddet, her renkteki şiddet, karanlığın yüreğine giden yolu döşer, insanları korkunun ve karanlığın tutsağı haline getirir.
Çokkültürlü bir ülkede 'tek ulus, tek kültür' düşüncesinin resmi düşünce haline gelmesi ve bunda ısrar edilmesi her şeyden önce ülkeyi çok zayıflatır, dinamizmini keser, sağırlar diyaloğunun hakim olduğu bir çöl haline getirir, vatandaşları huzursuz, sıkıntılı, durmadan terleyen savcı-sanık haline getirir, önyargılar yaratır, çelişkiler çıkarır, kuşkular yaratır.