Mahfi Saye

Mahfi Saye
@Mahfi_Saye
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ŞEYTANI SEVMİYORUM AMA FİKİRLERİ BAZEN HOŞUMA GİDİYOR
Puan vermedi·280 syf.·
2021 9. kitabı
Sıcağı sıcağına bir inceleme geliyor. Öyle sıcak ki kitabı bitirdim, kenara koyup bilgisayarı aldım. Çok taze. Konu gerçekten ilgi çekiciydi. Ressamın tüm sanat becerilerini ve tüm duygularını katıp ortaya çıkardığı bir şaheser ve bu şaheserin emrine giren bir model. Ama ne model. Bazen insan ne istediğine dikkat etmeli. Yani öyle bir dua etmeli ki nokta atışı olmalı. Yoksa kabul makamının ne gibi planlar yapabileceği kimsenin aklına gelmez. Fazla spoiler vermek istemediğim için incelemelerimi hep yüzeysel tutmaya özen gösteriyorum. Bu sebeple ana karakterimiz Dorian için pek detay vermeyeceğim. Ama tabi ki söyleyecek birkaç şeyim var. Dorian oldukça narsist, kendini beğenmiş ve ukala bir adam. İlk okuduğumda, daha doğrusu sahneye ilk çıktığında bu kadar değildi. En azından Türk dizilerinden aşina olduğumuz zengin züppe modelindeydi. Sonra yine Türk dizilerinden aşina olduğumuz zengin ama bir o kadar da her istediğini yapabileceğine inanan, asla ama asla vicdani huzursuzluk duymayan ve ne kadar kötü şeyler dahi yapmış olsa bir şekilde kendini haklı görebilecek verileri üreten bir adam. Üreten diyorum çünkü asla haklı değil yaptıklarında. Ama o kadar kendini ikna ediyor ki, okurken önce aslında doğru söylüyor diyorum, okumayı bitirdiğimde s**tir lan p*ezevenk demekten kendimi alamıyordum. :D Kitabın sonuna da değinmek istiyorum ancak spoiler sebebi ile değinemiyorum. Ancak şunu söyleyebilirim, şaşırmadım, yok artık demedim. Bu konuya en sonra yazardan bahsederken değineceğim. Bu paragrafı Lord Henry abimize açtım. Sen şeytanın baş yağveri misin arkadaş. Sen kötülüğün vücut bulmuş hali misin? Siyasetçi olacak adamsın. Dorian kendini bir şeyler için ikna ediyor ise tamamen bu adamın sayesindedir. Kitap bu adam hatrına okunuyor, günahlar bu adam aklasın diye işleniyor.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,2bin okunma
GÖRÜLEN GEÇİCİ, GÖRÜLMEYEN EBEDİDİR
Puan vermedi·192 syf.·
2021 8. kitabı
Kitabın en sevdiğim cümlesi en sonda yer alıyordu. Paylaşımın başlığı oluverdi. Şimdi, nerden başlasam bilemedim. Bakalım toparlayabilecek miyim? Boşlukta duran beyimizin şekerleme sonrası ne yapacağını düşünürken geliyor aklına yaratmak. Ama ne yaratmak. Böyle başlıyor. Soyut ve somut ne varsa Bay Tanrımız ucundan başlıyor. Aklına geldikçe, hafif hafif, sakin sakin. Kavram kavram işliyor evreni. Zaman, boşluk, uzay, kuantum derken zincirleme gelişiyor olaylar ve evren hayat buluyor. Tüm bunları eğlenceli bir dil ile anlatıyor ilk zamanlar. Hadi canım sende diyorsun önceleri. Ama sonra biraz bilim, ilim giriyor. Fizik, matematik derken kitabın bitmesine 50 sayfa kala falan biraz sıkıyor. Analitik düşünen biri değilim ben. Bu sebeple bilimsel terimler işin içine girdiğinde biraz bocalıyorum. Ama sonra tekrar düzeliyor. Spoiler vermek istemiyorum. O sebeple tam detaylara girmeyeceğim. Ama bir de Belhor detayı var. Ben Belhor için bir takım ihtimaller düşünmüştüm ama sonunda biraz şaşırdım. Daha dar bir bakış açısına sahipmişim anlaşılan. Tanrımız benden daha geniş düşünüyormuş. Neyse, detaylara girmeyeyim. Ben yazarın dilini çok beğendim bu arada. Yani başka bir kitabını sorgusuz alıp okuyabilirim. Eğlenceli, anlatımı basit ve gereksiz betimlemelerden oldukça uzak. Yormuyor, kasmıyor. İşte dediğim gibi, sadece bilimsel konular girdiğinde biraz bocalıyorum o kadar. Son olarak altını çizecek cümle bulmakta zorlanmayacaksınız. Sonlara doğru biraz daha azalıyor ama oldukça var diyebilirim. Ben beğendim, okurken Adem'den Önce kitabı geldi aklıma. En azından anlatım, eğlence ve kurgu bakımından. Onu da okumanızı tavsiye ederim. Ve incelemenin sonuna geliyorum. Sizin için karar vereceğiniz bir veri bıraktığımı çok sanmıyorum aslında. Yazmak için yazılmış bir inceleme gibi
Bay TanrıAlan Lightman · Aylak Kitap · 2012307 okunma
Hangi açlık?
Puan vermedi·158 syf.·
2021 7. kitabı
Birkaç hafta önce gece yarısına yaklaşırken denk geldim bu kitaba. Gerek konusu, gerekse yorumları nedeniyle hemen almalıyım dedim. Çok heyecanlıydım ki hayal kırıklığı yaşadım. Hazır mısınız arkadaşlar? Dım dım dırırım dım dırırırım..Batsın bu düny… Bu kitap ile ilgili söyleyebileceğim en güzel şey, asla unutmayacağım. Ben hayatımdan çalınan 4 günü unutmam.Kitabın giriş kısmında karakterimiz aç. Gelişme kısmında da aç. İnanır mısınız sonuç kısmında da aç. Size kitabı tek bir cümle ile anlatmam gerekirse kahramanımız aç yeterli olacaktır. Okuduğum yorumların aksine ben açlığı öyle iliklerime kadar hissetmedim. Açıkçası okuma yazma bilen bir evsiz, yaşadığı son birkaç aydan bahsederek böyle bir kitap yazabilir. Öyle vay arkadaş ne yazmış adam, tüm duygular ve hisler hücrelerime kadar işledi diyemiyorum. Açken okudum, karnım tokken okudum, bir şeyler atıştırsam mı acaba modunda okudum, dolabın kapağını açıp boş boş içeriye bakarken okudum. Yok arkadaş. Bira acıktırır dedim, bira içerken bile okudum. Yok. Bu adamla toz tanesinin büyüklüğü kadar bile empati kuramadım. Şimdi biraz daha ciddi şeylerden bahsedeyim.. Bana kalırsa kitabın adı açlık değil, gurur olmalıydı. Olaylarda ön plana çıkan tek şey adamın gururuydu çünkü. Öyle namuslu, iyi niyetli, yaradan korkusu olan bir profil çizmeye çalışsa bile ben yemedim. Ne yaptıysa gururundan yaptı. Aç kaldıysa da gururundan kaldı. Eğer buradaki açlık bir metafor olarak işlenmediyse -ki yazar kendini anlatmış diyollaaa- kesinlikle konu tamamen gurur üzerinden ilerliyor diyebilirim. Beklentim karşılanmadı. Sevemedim bir türlü anlayacağınız. Ben kitapta okuduğum bazı cümlelerin içinde kaybolmayı severim. Psikoloji konulu kitapları bu sebeple daha çok seviyorum. Daha düşündürücü olduğu için. Ama bu kitapta ne öyle bir cümle, ne
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma