Bu denli dikkatli yaşamış olan ben, hayat üzerine ne biliyordum? Kim, ne kazanmış, ne kaybetmiş, sadece hayatın başına gelmesine izin vermişti? Kimin olağan hırsları olmuş ve onların gerçekleşmemesiyle çok çabuk uzlaşmıştı? Kim incinmekten kaçınmış ve buna hayatta kalma yeteneği adını vermişti? Kim faturalarını ödemiş, herkesle olabildiğince iyi geçinmiş, kimin için kendinden geçme ve umutsuzluk sözcükleri bir zamanlar romanlarda okunmuş sözcükler olarak kalmıştı sadece? Kimin kendini kınayışları gerçekte hiçbir zaman acı vermemişti.
Yalnızlık, kalbimizde Allah'la karşılaştığımız yerin diğer adıydı. Bunu keşfettim. Ve şimdi kalbim, her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu fısıldıyor bana. Ben de o sesi dinliyorum.