Buradan da anlaşılıyor ki peygamberlerin ve evliyâullahin âlem degistirmeleri, bu dünyadan ahiret âlemine göçüp gitmeleri ile yani halkın ölüm dedigi hal ile tasarruflari bitmez. Uyku ölümün kardesidir. Bu zâtlar birkaç saatligine kalıbı dinlendirdiklerinde bu kadar is görüyor, seri hareket ediyorlarsa; ya tamamen kalıpları dinlendiginde nasil icraatte bulunurlar bir düsün bakalim. Peygamber, sıddık, sehit, veli, mukarreb kullarin göçtükten sonra da tasarruflari devam eder, hem de ziyadesiyle. Kılıç kınında mi keskindir yoksa cikinca mi? Gilafindan(kılıfıından) çikan kılıç elbet daha cok is görür.
Onlarin yatışı istirahat degil istihâredir. Cünkü bir adam bu bedenle kayıtlı oldugu müddetçe velâyet makaminda da olsa bir çok yere yetisemez. Bedeni onu kisitlar ama bedenini bir köseye biraktiginda ruhuyla daha hızlı hareket eder, serilik kazanir. Yani evladım, senin anlayacağın evliyaullahın uykusu dahi bir nevi meşguliyettir.
Kalpleriyle, kalıplarıyla ve cesed-i pâkleriyle daima Hazret-i Allah' in murâkabesinde olan peygamberler uyuduklarinda abdestleri bile bozulmaz. Buradan da anlaşıyor ki uyku var, uyku var. Herkeste ayni gibi görünse de bazi uykularda tam bir uyaniklik hâli var.
"Ben" kelimesi verine "bendeniz" tabiri kullanır. Bendeniz, "köleniz" mânâsinadir. Dervis bu kelimeyi herkese kullanabilir. ister dervis olsun ister kesis. Karsisindaki insanla günlük hayatinda bu sekilde konusabilir. Karsimizdaki insanin ezelden sahip oldugu, Allah Teâla'nin "ruhumdan ruh nefheyledigim" buyurdugu o rûha istinâden bu sözû söyler. Yani "Ben sendeki Cenâb-1 Hakk'in bahsettigi ruhun kölesiyim, sen hazret-i insan süretinde yaratılmışsın. O hâlde böyle yüksek bir cevhere sahipsin. Sana degil, senin özündekine talibim. Biz bu özde birlesiyoruz." demektir.