mihriban daş

mihriban daş
@Mahipar
22 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Mütebessimdi: bir gül gülümsese ancak bu kadar güzel olabilirdi.
Sayfa 214
Reklam
Üslubı lisän ayniyle insandir." Dervisin oturus, kalkış, yatış üslübuna dikkat etmesi, konusma üslubunda da kendisini gösterir. Dervis bu üslupla mänevi sohbet terbiyesinden nasiptàr oldugu-nu, manevi bir terbiyeye mensup bulundugunu yani bagli olduou yeri böylece temsil eder. Fasih'ul-lisān Fahr-i älem Efendimiz "Kendinizi cehennem atesinden veya Hakk'in cemälinden uzaklasma atesinden koruyunuz, velev ki bir güzel kelimecik olsun." buyurarak; bir güzel sözün dahi insani cehennemden kurtarabilecegine, bir sözün güzelligiyle insanin narını nûr ede-bilecegine isâret buyurmuslardir.
Sayfa 278
Ücüncù olarak da deriz ki "Sekil önemli degil." diyerek sekli iptal etmeye calismak da sekilde kalmaktir. Bu düsünce de zähirle mesgul olmaktir. "illa sekli uyacak." demek sadece kabukla meşgul olmaksa, "Hayır sekil olmayacak." demek de kabukla mesgul olmaktir.
Sayfa 247
En büyük ilim Allahı bilmek ve iman etmektir. Iman hisleri tashih eder, dogru kilar, yani hissiyati düzeltir. Kalbe maddi ve mânevì dogru ve razi olunan hislerin hâkim olmasini saglar. Bütün ilimler bu ilme hâdimdir. Bu îmâna hizmetci olmayan ilim, kendisini tahsil etmek isteyenden Cenâb-1 Hakk'a siginir. Yani ilmin de kendine mahsus bir hüviyeti ve Hakk Teâl@ tarafin-dan tavin edilen bir vücudu ve taati vardir. Dolayistyla Allah' inice) emrinde kullanilmayan ilim, hakkin mahkemede arayan sahis gibi "kädr-1 mutlak" olan Cenâb- Hakk'tan adalet ister ve zälim elinden kurtulmak için müracaat eder.
Sayfa 221
Tefekkür ise feylesoflar gibi akil yürütmek degildir. Tefekkur; kalpteki dogru hissiyätin akh ikàz etmesi, akln da bu ikaz ile kendine lazim olan ilmi tahsil etmesi, bu ilim tahsil edildikten sonra da akilla kalbin yani Cenäb-1 Hakk' in razi oldu§u hissiyatla hakiki ilmin birbiriyle nikâhlanmasinin meyvasidir. Nasil akil ik; bilinenden bir bilinmeyeni gikariyor, hislerin yanildigi sahalarda devreye girerek o yanlisligi tashih ediyor (düzeltiyor), iste tefekkür de malûm olandan mechulü bulmay, mâna sahasindaki dogrular vesilesivle de nâkishklari bertaraf etmeyi insana bahseder. Aklin bilgisi; kalbin bulusu ve muhabbetiyle birlesmezse o ilm fikir kisiyi bâtila düsmekten kurtaramaz. Kur'an-1 Kerim'de Eba Cehil aleyhillane için "fekkera" 'fikir yurüttù, güya düsundù" mânâsina gelen bir istihzà cümlesi vardir. Yani bu zâlim adam Kur'ân-1 Kerim'e bakti bakti da kendince ölçtü, kendi kit aklinin bozuk terazisinde tartti. Peki sonra ne oldu? "'Bu ancak bir beser sözüdür." dedi. Allah Teala, kalbi devreden cikararak sadece aklyla düsünmeyi tefekkür zannedenleri Eba Cehil in stifli derekesini isäret ederek "Cani cikasica, nasil da fikir gürüttü, Ölçtü bisti, yaziklar olsun, heläk olasin." mealindeli tehdidiyle ikäz etmektedir. Akil tabin ki lazimdir. Amma hangi akil
Sayfa 220
Reklam