Ona üzüntüden başka bir şey kazandırmayan oyuncağı elinde, kanayan burnu, berelenmiş dizleriyle, tepeden tırnağa çamura batmış bir durumda ağaçlı yolda annesine yetişti.
"Tanrim, Dolfi, ne yaptın böyle?" Ona ne yaptıklarını değil de, oğlunun ne yaptığını soruyordu. Tam ev kadınlarına yakışır bir soruydu bu.
Bazen sokakta karşsılaşan bir kadınla erkeğin bakışları bir an kesişir, olayı kavrayamayan erkeğin içinde birkaç adim sonra kıpırdanmalar başlar ve hayat boyu o kapırdanmadan kurtulamayacağını hisseder.