Bu ses, belki de en doğrusunu söylüyordu. Belki bunun içindir ki, hayatımın hikayesi hatta anlatılmaya bile değmez. Hem belki de bu hayat, sadece tesadüflerin eseri, yahut da kderimiz, belki de biz doğmadan önce biçilmiştir. Biz kendimizde bir irade ve bir hürriyet payı tasavvur ediyoruz ama, belki bunlar o kadar d övünülecek şeyler değildir. Yahut bu nasibimizle biz, belki de bir eski Roma sirkindeki gladyatörler gibiyiz. Hürriyetlerimizin sınırı, etrafımızdaki demir parmklıklarla çevrilmiştir. Hayatımız ise Sezar'ın bir parmak işaretine bağlıdır. Ama gladyatör her defasında kendini sanki kendi idare eden bir kahraman sayar ve bu haliyle övünür:
- Ey Sezar! Uğrunda ölecek olanlar seni selamlıyorlar!
diye bağırarak arenaya çıkar. Kiminle ve ne için çarpıştığını bilmeden, boğazlaşır durur.