Sanat ve kültür bir inanç sistemi, bir dünya görüşü,
bir hayat tarzı, bir üretim biçimi, bir atmosfer, bir
iklim, nihayetinde bir ritim üzerinde oluşur.
Ben modern teknoloji karşıtı bir adamım. İnsana yakışan tarım toplumudur. Tarım toplumunun ekonomisi “Kanaat Ekonomisi”dir. Bu ekonomiyi kurmanın yolu ahlâktan geçer. Ahlâk ise ilâhî kaynaktan gelir. İnsanlar mevcut konforu terkedip, tüketim toplumundan çıkmayı becerebilir mi? Zor. Ama unutmayalım kapitalizmin hâkimiyeti de kolay olmamış, üç yüz yıl sürmüştür.
"Nurların nurunun tecellisinde mahv ve yok olanlar her çeşit kayıt ve eserlere kul olmaktan kurtuldukları zaman hür olurlar (Kâşânî, Ta'rifat).
En yüksek seviyede Allah'a kul olma hâline "hürriyet" denir. Hak'a tam kul olan tam hür olur. Ârifin son makamı hürriyettir (Luma, 450, 513)."
Kesmeyin diyoruz bu ağacın hatırası var, kıymayın ona. Buyurgan bir ses: Ama biz buraya gökdelen dikeceğiz. İşler açılacak, faizler düşecek, barış gelecek, bilim kansere çare bulacak diyor.
Birbirimize bakıp önce susuyor "kesin" diyoruz.
Ağaç kesiliyor, çünkü kalbin sesi yok artık.