Sıkı çalışmayla ve sert bir düzen içinde geçen yaşamı boyunca, yüreğinde yerleşmesine izin verdiği tek tutku olan kitap tutkusu, bazı önlemler almak zorunda bırakmıştı onu. Örnekse, kötünün kötüsü bile olsa, herhangi bir kitap, satın alması için kolayca baştan çıkarabilirdi bilgini.
İnsan hayatının kısımları, hangi devirde olursa olsun anneye karşı daima çocuktur. Gerçekten merdane yaratılışa sahip bir erkek ağlayışı kadar, kadında yufka yürekliliği harekete geçirecek bir şey düşünülemez. Hele hele o kadın anne olursa...
Ağlamak, uğradığımız durumlara karşı vücudumuzda kalan kuvvet kalıntılarının bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar biz de o iktidarında mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerine var olan bu etkili sessizlik, en şiddetli elem gözyaşından daha yakıcıdır.