Hiç beklemediğim ve en olmayacak koşullar altında gelip bulmuştu aşk beni, en sonunda. Kuşkusuz, felsefem aşkın çağrısının kaçınılmazlığını hiçbir zaman yadsımamıştı; ama uzun yıllar boyu kitapların arasındaki sessizlik beni özensiz ve hazırlıksız kılmıştı.
Güçlü olan haklıdır, bundan ötesi de yok. Zayıflık yanlışlıktır. Ki bu da birisi için güçlü olmanın iyi, zayıf olmanın kötü bir şey olduğunu söylemenin zavallıca bir yoludur; ya da daha iyisi getirilerinden dolayı güçlü olmak keyifli, katlanılacak cezalarından dolayı zayıf olmak acı vericidir. Tam şu anda bu paraya sahhip olmak keyif veren bir şey. Buna sahip olan için iyi bir şey. Buna sahip olabilecekken, onu sana verir de sahip olmanın zevkinden kendimi yoksun bırakırsam, kendime ve içimdeki yaşama karşı yanlış yapmış olurum.
Ve yaşama kafa yormayı bir yana bıraktığı için de çok daha mutludur. Hakkında düşünmeyecek kadar yaşamakla meşgul. Benim hatam ise bir kere kitapların kapağını açmış olmak.
Yaşam mı? Pöh! Hiçbir değeri yok. Ucuz şeylerin içinde en ucuzu. Her yerde dilencilik ediyor. Doğa onu bol keseden saçıyor ortalığa. Nerede tek bir yaşam için yer varsa, binlercesinin tohumunu ekiyor oraya ve kendi yaşamı, geriye en güçlü en pisboğaz yaşam kalıncaya dek yaşamı yiyip tüketiyor.