Toprak ne olduğumuza, kim olduğumuza, nerden geldiğimize bakmaz.
Nereye gideceğimizi bilir.. Belki de bundandır merhameti.Merhamet yargılamaz, merhamet sorgulamaz, merhamet suçlamaz,merhamet vicdanla süt kardeştir, empatiyle birkökten..
Toprak merhamettir.
Toprak bağrına basar insanı ve onu dönüştür.. Bir hayat yaşadığı bile meçhul olan ademoğlundan bir ağaç bitiriverir;onu hayata katar tekrar ve tekrar belki de en yaşayabileceği şekilde..
Toprak ömür denen gemide son uğradığımız kamara.. Ve toprak ADALETTİR,sen layık olsanda olmasanda..
Kendimizden olmayana tahammülsüzlüğümüz neden?
Neden rengi bizimle aynı olmayana mesafemiz,sert düşüncelerden duvarlarımız?
İnsanoğlu ne çabuk unutur bir hiç'ken varoldugunu ve bir hiç'e dönüşeceğini
Keşke fark edebilsek;bizim rengimizin bir başka rengin yanında anlam kazandığını,güzelliğimizin bir başka rengin ışığına çarptığında gözaldığını..
Ve aslında hepimizin ömür denen yol boyunca o insan olma halinin tüm Renklerinden farklı sıralarla olsada farklı tonlarla olsada geçtiğimizi,geçeceğimizi,geçebileceğimizi..
Bugün siyaha düşman bir beyaz iken yarın bir şekilde siyah'a dönüşebileceğimizi..
Ve tüm farklılıkların aslında kocaman bir Rahmet denizinin muhşemliği olduğunu,keşke fark edebilsek.
Ferimah Lal 🥀