..
Çatlamış dudakların arasında küçük bir yaşam aradım
Kanıyorum sözcüklerinin dokunmadığı yerlerimden
Toprak toprak bakan gözlerin sürüklüyor beni..
Göğsüme düşüyor boynunun büküklüğü
Ve ben mezar oluyorum..
Tenine değen çarşaf kadar yakın olamadığım gece..
...
Pek uzun olmayan yolculukta gebe kalıyor,
Bir bar taburesinde doğuruyorum..
Gürültülü insanları izlerken
Daha önce kaç kez düşük yaptığımı düşünüyorum..
Kaç kez büyütemeden gömdüm yalnızlığımı..
Adam akıllı bir isim bile veremeden..
Birkaç asırdır saç tellerimde gerçekleşen intiharlarımın gülümsemesi
Kızıl rengi..
Böyle böyle
Dudaklarıma sürgün edilmiş yaşamdan
Her sabah doğuruyorum ölümü..
Parmak uçlarımda büyütüyor
Tenimle sarıyorum..