Tuğba

Troyada bin gece ... Yürüyen bir ceset olarak diyebilirim ki Troya caddesinde bin gece sevişse O bir gökyüzüne gebe kalamayacak Hiç bir gökyüzü teninde gülen o güneşi doğuramayacak Soluk soluğa açılan sabahlar çipil gözleri aydınlatamayacak
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Küllerimden yeşeriyordum oysa Gülüyordum çiçek çiçek.. Gülüşüne.
Islak ve sıcak yastığıma gömülüyorum..Sanki dudaklarımı yalayıp geçiyor asla var olmamış kahin.. Ve   boğazımı sıkan koca güçlü elleri bir müddet sonra göğsüme iniyor, sıkıca kavrıyordu...
.. Seni seviyorum, seni istiyorum, canım ölesiye seni çekiyor seni, bir tanem..
Titrek bir ışık altında eziliyor korkularım.. Bekleyişlerimin uğultusuyla Uyuşuyor baştan aşağı Yaşam Sırça fanus içinde gülümsüyor Sakarlığına boyun eğmiş avuçlarım Sıkı sıkıya tutuyor, tutunuyor içindeki pırıltı ya.. Köhne yeryüzünde yeşeren filizlere bakar gibi Bakıyorum Yere, göğe.. Ve arasındaki hiçliğe Kulaklarımda yılları aşan bir çınlama Onca kahkaha , onca gözyaşı.. Onca kalp.. Önceki yaşamlar gibi anımsıyorum Bulanık ve.. Canımın lime lime edilmişliği Dudaklarımda alaycı bir gülüş  oluşturuyor Paramparçalığın ortasında öylece bekliyorum Henüz var olmamış istasyonda