Seni bir martı olarak seviyoruz. Senin sayende biz gogsumuzu gururla kabartan bir şey öğrendik. Farklı bir varlığı beğenmeyi, sevmeyi ve ona saygı göstermeyi. Bize benzeyenleri kabullenmek ve sevmek çok kolaydır ama farklı biriyle bu çok zordur ve sen bunu başarmamızda bize yardım ettin.
Son zamana kadar”fena bir şey yapmıyorum ya!” der ve kendimi temize çıkarmaya çalışırdım. Fakat hadiseler gösterdi ki fena olmayışım tesadüf eseriymiş, fırsat düşmemiş, zaruret olmamış. Nitekim hayatın ilk çelmesinde yuvarlanıverdim.
Acı çekmek bayılana kadar dayak yemek değildi.Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
Hayat dediğin başka nedir zaten? Ben şuna inanıyorum ki,üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hulyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.