defalarca bıçaklanan santiago, bağırsaklarını kucaklayıp evine doğru koşarken, komşu kadınlardan biri "ne oldu sana
''santiago, yavrum!'' diye bağırmıştı. ''neyin var?''
santiago nasar, onu tanımıştı.
''beni öldürdüler, wene hala,'' demişti.
son basamakta tökezlemiş, ama kendini hemen toparlamıştı. ''hatta bağırsaklarına bulaşan toprağı silkelemek titizliğini bile gösterdi,''. sonra saat altıdan beri açık olan arka kapıdan evine girmiş, mutfağın içine yüzükoyun yığılıp kalmıştı.....Gabriel garcia margoez in kırmızı pazartesi romanında etkilendigim o delice sahne aklıma düştü gece gece. .ne deli bir sahne. .ölen birinin bağırsaklarına bulaşan toprağı silkeleme titizliği ve ölüyorken wene halaya cevap verebilecek kadar yaşamı gencecik yaşında bir yerde bırakma küskünlüğüyle acı bir haykırış. .gördün mü wene hala bana ne yaptıklarını der gibi. .bağırsaklarına bulaşan toprağı silkeleme titizligini göstermesi bile ölümü oyalamak gözünü boyamak gibi. ..bak ben iyiyim bisiyim yok. .ve birer santiago nazar da bizleriz. .wene halalar etrafınızda ve öldürdüler beni diyorsunuz. .neyin var yavrum deseler öldürdüler beni diyeceksiniz sanki. .nerde,ne zaman diye sorsa:her gün, heryerde diyecekmişiz gibi. ..o arada wene halanin halini hatirini da sormayı ihmal etmeyeckmişiz gibi. ...