Shakespeare'in diğer bazı trajedileri ve tarihsel oyunları gibi Macbeth de kaynağını gerçek olaylarla söylenceyi aynı potada eriten Holinshed'in ünlü tarihinden alır. Holinshed Tarihi'nde güçsüz, hatta beceriksiz bir kral olduğu söylenen Duncan Shakespeare'in elinde Tanrı'nın kutsadığı ideal hükümdara dönüşür: Bir kralın sahip olması gereken erdemlerin tümünü kendisinde toplayan, etrafındakilerin saygı, sevgi ve sadakatle hizmet ettiği, layık olanları cömertçe ödüllendiren bir hükümdar. Holinshed'e göre Macbeth İskoçya tahtı üzerinde hak iddia edebilecek konumdadır ve Duncan'ı öldürüp yerine geçtikten sonraki ilk on yıl boyunca iyi bir kral olarak tanınır; Banquo ise Macbeth'in Kral Duncan'ı öldüreceğini bilir, hatta yardım edeceğini söyler kendisine. Buna karşılık Shakespeare'in yarattığı Macbeth tahtı düpedüz gasp ettiği gibi krallığının ilk gününden itibaren kanlı bir despottur. Shakespeare'in Holinshed'deki malzeme üzerinde yaptığı değişiklikler tek bir gayeye yöneliktir: Macbeth'e yükselme arzusu ve politik hırs dışında, bizlere makul görünebilecek hiçbir amaç veya mazeret tanımamak. Bu yüzden Macbeth'in davranışlarını bir ölçüde anlaşılabilir kılacak, en azından ilk cinayeti mazur gösterecek herhangi bir nedene yer vermemiştir oyunda.
İlk cinayete giden yolda Leydi Macbeth'in payı hiç de yadsınamaz doğrusu. Kocası eve vardığında, işi bana bırak diyerek yaptığı planı açıklar ve nasıl davranması gerektiğini anlatır ona. Duncan'ın uşaklarını sarhoş edip cinayeti onların üzerine yıkma fikri de yine Leydi Macbeth'e aittir. Onun düşüncelerine kulak misafiri olan bizler Leydi Macbeth'in bu işte aktif bir rol üstlenmesinin kraliçe olma arzusundan değil, Kenneth Muir'in işaret ettiği gibi, Macbeth'in krallığı çok istediğini bilmesinden kaynaklandığını sezeriz.