Batı bütün insanlığa ait olanı kendi malıymış gibi görüp müsadere ettiği için, bütün "diğerlerini" kendi tarihi, kendi hedefleri ve kendi değerlerine göre konumlandırabileceğine ve yargılayabileceğine inanmıştır.
Bugün hiç kimse, bütün çağların kültürüne ve bütün halkların medeniyetlerine açılmadan gerçek anlamda evrensel bir hümanizmin kuruluşuna katkıda bulunamaz.
Biz Marksistlerin candan isteği, bütün çağların, bütün milletlerin en iyi katkılarını tek bir bütün içinde, bilimsel bir doktrin, eksiksiz bir hümanizm içinde birleştirmektir.
Marksizm, binlerce yıldan beri bütün insanların çabasıyla, hayâl edilmiş, düşünülmüş, yaratılmış en iyi ne varsa onun mirasçıdır.
Her türlü tekelciliğe ve ırkçı küçümsemeye karşı, İslâm medeniyetinin de zengin bir katkısını içinde barındıran bütün insanların ortak mirasını, hep birlikte korumak ve geliştirmekle görevliyiz.
Jean Jaures (Jan Jores)'in dediği gibi, geçmişe yürekten bağlılık, atalar ocağının küllerini saklamak değil, o ocağın alevlerini canlandırıp ilerilere taşımaktır.
Bir nehir kaynağına bağlılığını, ancak denize doğru akmakla gösterir.