Aslında bu tarz aşk klişelerini yazan kitaplardan etkinlenmiyordum, ama yazarın anlatımı o kadar yoğun ki bir anda kendinizi içinde buluyorsunuz. Yazar çok basit gibi duran platonik bir durumu etkileyici bir anlatımla anlatmış. Okunmaya değer bir eser..
Aslında kitap Uygur Türklerinin dinlerinden çok maniheizm inanışı üzerinde duruyor. Kapgan Kağan döneminde çin düşkünlüğü artmıştır Türklerde. Çinliler ise çok güçlü olan, kendilerinden iki kat daha iri olan, sağlam bünyeli bu milleti ancak maniheizm inanışı ile yıkacağını düşünüyorlar. Aslında bu inanış budistlerin bir öğretisi et yemek yasak savaşmak yasak... Yani Türklerin yaşam damarlarını kesen bir inanış. Bu süreçte Türk milletinin bu dini kabullenemeyisini anlatıyor.