“Beyin sapı, yüz milyonlarca yıl önceki sürüngen atalarımızdan miras kalan ve zaman içinde evrilen saldırganlığın, ritüellerin, bölgesel ve sosyal hiyerarşinin yatağı olan organdır…”
Sevgililer Günü…
Masallar bize kurbağayı öpünce prens olacağını öğretti.
Ama büyüdükçe anlıyoruz ki mesele “güzel insanı” bulmak değil,
hayatını güzelleştiren insanla yürüyebilmektir.
Her şey bir elmayla başladı…
Bir seçimle, bir merakla, bir adımla.
Masalların sonunda düşen üç elma gibi:
biri mutluluğa, biri hüzne, biri sonsuzluğa.
Aşk kusursuzluğu aramak değildir;
yanında kendin olabildiğin kalbi bulmaktır.
Ve aşk bazen ışığa uçan pervaneler gibi,
kendini yakacak kadar cesur olmaktır.
Yanmak yok olmak değil, dönüşmek;
birlikte yürüdüğünüz yolun kutsallığını taşımaktır.
Mükemmel insan yoktur.
Ama hayatını güzelleştiren insan vardır.
Seçimlerimiz kaderimizi şekillendirir.
Önemli olan, prensi bulmak değil,
yanında kendin olabildiğin ve hayatın güzelleştiği insanı bulmaktır.
Sevgiyle yaşayanlara… 🤍
Şu anda yokum.
Sofya, Londra,
Madrid, Lizbon,
Pula,Tanca ve Bologna,
Roma, İstanbul,
Kazablanka, Panama,
Santiago ve Locarno’da…
Olmadığım
onca yer.
Tanrı'nın şehrinde de yokum,
kendiminkinde de…
Tıklım tıklım
yokluklarla
dolu bir dünya.