Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben gayet iyi biliyordum, biliyordum neyin peşinde olduklarını, zararsız görüntülerinin altında o insanların neler sakladıklarını. Öldürmekti tek dertleri, öldürmek ve birbirlerini öldürmek, bir çırpıda değil elbette, ama tipki Robinson gibi yavaş yavaş, ellerinin altında ne bulurlarsa onunla, eski üzüntüler, yeni sefaletler, henüz adı konmamış nefretler ya da yekten savaş yoluyla, üstelik her şeyin her zamankinden de çabuk olup bitmesini temenni ediyorlardı.
Aslında o, kendisi gibi sıradan insanların her şeyden acı çekmek için yaratıldıklarına inanıyordu, yeryüzündeki işlevlerinin bu olduğunu düşünüyordu, eğer işler son zamanlarda bu kadar kötüye gidiyorsa, bu yine, büyük ölçüde, sıradan insanların işlemiş oldukları birikmiş nice günahtan kaynaklanıyordu... Budalaca şeyler yapmış olsalar gerek , farkına varmadan, elbette, ancak bu yine de onları suçlu olmaktan kurtaramazdı, aslında şükretmeliydiler, çünkü onlara bu şekilde acı çekerek utanç verici davranışlarının kefaretini ödeme fırsatı verilmişti... Annem tam bir “parya”ydı.
İnsanlar bir komediden diğerine sürükleniyor. Bu arada oyun sahnelenmemiştir, oyunun sınırlarını, kendilerine biçilen uygun rolü henüz algılayamazlar, orada, olayların önünde takılıp kalırlar, ortalıkta dolanırlar, içgüdüleri körelir. şemsiye gibi kapalı. kendi özlerine, yani hiçliğe indirgenmiş tutarsızlıklar içinde yalpalarlar. Bakacak treni olmayan öküz.