2 Dünya savaşı sırasında hayat kadınlarının gözünden İstanbul’u , İstanbul’un ileri gelenlerini anlatıyor. Bol ışıklı evler ardındaki pislik yuvalarını okudukça oralarda bizzat kendiniz varmışsınız gibi oluyor. Sadece erkeklerle değil kadın kadına münasebetlerde anlatıyor. En önemlisi paşaların, albayların nice saygılı meslek erbablarının düştükleri sefil hayatı yansıtması. Savaşta yaralanan, ölen askerlere karşı İstanbul’da keyif süren yüksek tabaka. Salahaddin EnisZaniyeler
Gerçekten bu kitabı kelimelerle nasıl anlatabileceğimi hiiiiiç bilmiyorum ama deneyeceğim. Nerden gördüm ve duydum bilmiyorum fakat aylardır sahaflarda bu kitabı arıyordum. Kitabı sahaflarda bulamayınca sıfırını aldım. Seveceğime emindim fakat bu kadar beni kendisine bağlayacağını hiç tahmin etmiyordum. Kitabı ilk başladığımda birazcık zorlandım. Neden bilmiyorum ilk başta odaklanma konusunda problem yaşadım. Kitap ilk olarak Büyükşehirdeki yaşantısından kaçan kadın mı erkek mi belli oldu belirtilmeyen birinin köye gidiş ile başlıyor. Yolculuğu ile başlayan köye varışıyla devam eden kitapta bu gencin ismine hiç rastlamadım ya da ben kaçırdım galiba bundan pek emin değilim. Ben tasvir okumayı severim bu beni sıkmaz fakat ilk başlarda birazcık bunaldım. Fakat 60. 70. sayfaya geldiğimde kitabı artık elimden bırakamayacağımı anladım. Beni öyle bir içine aldı ki bu kitaptan yaşadığım merak duygusunu belki de bir cinayet romanında bile yaşamamışımdır. Gece üçe dörde kadar okudum ve sabah bu kitabı okuyabilme mutluluğu ile güne başladım. Kahvaltımı etmeden kitaba başladım ve bitirmek için uzun uğraşlar verdim. Fakat şu an kitabı bitirmiş olmama rağmen her soruma cevap almış durumda değilim. Kitapta hiç belli edilmeyen fakat söylenen şeylerin doğruluğu veya yanlışlığı ile ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Kitabın şimdi filmini izleyeceğim ve biliyorum ki bu kitabın konusunu asla unutmayacağım. Ve bu vesileyle Melih Cevdet Anday‘ın bütün kitaplarını temin edeceğim. 10/10 RaziyeMelih Cevdet Anday