Eren

Eren
“Tanrı’nın bile gücü içinde değildir, ahlaksal olarak iyi bir insan yapmak (insanı ahlaksal olarak iyi kılmak): Bunu [insan] kendi kendine yapmak zorundadır.” IMMANUEL KANT
Otorite ani bir fiziksel zorlamayla desteklendiğinde, uğraştığımız şey hakiki otorite (diğer deyişle sembolik otorite) değil, basbayağı bir kaba kuvvet faaliyeti olur: Hakiki otorite en radikal düzeyinde her zaman güçsüzdür, "bizi bir şeylere fiilen zorlayamayan” bir “çağrı"dır ama bir tür iç zorlama nedeniyle onu kayıtsız şartsız izlemekle yükümlü hissederiz kendimizi. Gördüğümüz gibi, içeriğinin içkin değeri askıya alındığı ölçüde belli bir önermeye otorite kazandırılmış olur; bir otorite önermesine onun içeriği bilgece veya derin vs. olduğu için değil, otorite taşıdığı için itaat ederiz.
Sayfa 57 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
Toplumun kendisiyle tam özdeşliğinin önündeki engel olarak görünen şey aslında onun pozitif koşuludur: Sosyal organizmaya ayrışma ve husumet getiren yabancı cisim rolünün Yahudi’ye aktarılmasıyla, toplumun tutarlı ve uyumlu bir bütün olduğu yönündeki düşlemsel imge mümkün hale gelir.
Sayfa 54 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
Diyalektik analiz nihayetinde bir biçim analizidir; nesnesinin pozitif verilmişliğini, onu mümkün kılan biçimsel dolayımların bütünlüğü içinde çözüp dağıtmaya yönelir.
Sayfa 52 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
Etiğin dinsel askıya alınması, tümelin dışsal bir ihlali değil, tam tersine, istisna olarak tümeli kuran şeydir.
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
Toplumsal sınıflar nesnel bir olgu değildir, yalnızca sınıf mücadelesinin bir etkisi olarak vardır. Bu nedenle sınıf farkı sembolik bir fark değil, bir antagonizmanın Gerçek'idir. Sınıf farkı, birbirini dışlayan iki sembolizasyonu tetiklediği için, tam olarak sembolize edilemeyişi anlamında gerçektir. Lacan'ın dilinden ifade edersek, sınıf mücadelesinde bir üstdil [metalanguage] yoktur, onu betimlemenin yansız bir biçimi olmaz: Sınıf mücadelesi betimlemelerinin hepsi, sınıf mücadelesi içerisindeki bir konumdan gerçekleştirilir. Diğer deyişle sınıf mücadelesi, sınıf mücadelesi mefhumunu bizzat etkiler: Aşağıdakilere, sömürülenlere farklı, yukarıdakilere farklı bir biçimde görünür. Daha basit ifade edersek, aşağıdakilere göre toplum iki uzlaşmaz kampa bölünmüşken, yukarıdakilere göre toplum bölünmüş değildir, iki taraftaki aşırı uçların zarar verdiği iyi örgütlenmiş bir bütündür - bir Sağcı kendisini otomatik olarak ılımlı merkezin bir parçası olarak algılar.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.