Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden, rahat yaşam yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler, önce haysiyetlerini ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar.
Bilincin ötesinde zaman boyutu yoktur, bu alemde her şey zamansız, olduğu gibi ve değişmez olarak sürüp gider, bilinçlenme değişime götüren yönde atılan ilk adımdır.
Sonuçta kendi yazgısının çilesini bütün trajedisi ile bilinçli olarak yaşayabilen insan, başkalarının acısını da çok daha fazla ve çok daha çabuk hisseder. Kendi duygularını ciddiye alabildiği zaman başkalarının ona garip gelen duyguları ile alay edemez. Böyle bir insan aşağılamanın kısır döngüsünü artık sürdürmez…