Bana baktın gözlerinle ıssız ufka dek
Anılardan yıkanmış gözlerinle
Bana baktın saf unutuş olan gözlerinle
Bana baktın üzerinden belleğin
Başıboş nakaratlar üzerinden
Solmuş güller üzerinden
Aldanmış mutluluklar üzerinden
Yürürlükten kalkmış günler üzerinden
Mavi unutuş olan gözlerinle baktın bana
Bir şeycikler anımsamıyorsun olan bitenden
Sevgilim
Anımsamıyorsun insanları görünümleri
Gittin kendi kendinden duman dalgaları gibi
Sana söz geçmişten konuşmayacağım bir daha
Bugün adımlarından başlıyor her şey
Bir kıvrımıdır giysinin bana yaşamaktan kalan
Başka şeyin yeri olmadı seni buluyorum en sonunda ben
Sevgilim sevgilim inanıyorum sana
Kitapla ilgili incelemem çok uzun olduğundan bir kısmının bende yarattığı etkiyi paylaşmak istiyorum. Kitap genel olarak felsefi konuşmaların ve insan çözümlemelerinin çok derin yapıldığı her sayfasında sizi bambaşka yerlere götürebilecek bir kitap.detaylı bir şekilde üzerine düşünüp yorumlamaya ve analiz etmeye çalıştıkça iç dünyanızda açığa çıkartmamak için çabaladığınız şeyleri acı bir şekilde günyüzüne çıkarabilir. Ben kendimden bir parçayı sizin huzurunuza sunmak istiyorum.
Dorian resmindeki ile kendisini farklı görüyordu. Çünkü resimde hiçbir zaman yaşlanmayacak gençliğini ve güzelliğini kaybetmeyecekti. Bu yüzden resmini çok kıskanıyor ama aynı zamanda yoğun bir aşk duyuyordu. Baktığımız zaman akışından asla taviz vermeyen hayat içindeki durağanlaştırdığımız anların en büyük sırrı da budur bana göre. Çünkü anlarımız fiziksel ve duyusal olarak tam anlamıyla asla tekrardan yaşanmaz. Fakat sanat bize o anı bahşeder. Resimde, fotoğrafta durdurduğumuz ve sonsuza kadar durmuş olarak kalacak anımız belki de ruhumuz için tatmini en yüksek şeylerdir. Bir fotoğrafta yanımızda hatta gözlerimizde olan belki de en güzel duygularımızı yaşadığımız insan sonsuza kadar yanımızda kalacak o fotoğrafta. Veya bir insanın gözünden dünyaya tam o fotoğrafın çekildiği anda tam o fotoğrafın çekildiği yerden bakma fırsatımız var bir daha o yeri bulamasak da o anı yaşayamasak da sonsuza kadar yanımızda kalacağına emin oluruz. Ordaki anımızı kıskanabiliriz, ondan korkabiliriz veya ondan nefret edebiliriz ama o hiçbir zaman değişmeden orda duracak. Dorianın kıskandığı ve tablodakinin değişmezlik özelliğiyle kendi yaşlanabilirlik özelliğini değiştirmek için yapamayacağı şey olmadığını söylemesine rağmen tabloya deli gibi aşık olmasının sebebi veya orda kendi ruhundan bir parça görmesinin
İntibah hakkında..
Namık Kemal’i ilk defa okuyorum. Ve kitaba başlamadan önce Namık Kemal hakkında ve yaşadığı dönem hakkında araştırmalar yapmam gerektiğini hissettim. Gördüğüm şeyler şaşırtıcıydı doğrusu, yenilikçi ve cesur bir gazeteci, roman yazarı, tiyatro yazarı ve fikir adamından çok daha fazlasıydı. Yıllarca sürgün hayatı yaşayan hapis yatan genç yaşında uzak diyarlarda hastalıktan ölen bu adam benim için çok etkileyici bir hayat hikayesine sahip.
Osmanlı’nın son zamanlarında içinde bulunduğu zor durumlar birçok ‘’kurtarıcı fikrin’’ doğmasına sebep oldu. Fakat Namık Kemal’in bu sorunu en temelden ‘Devlet nedir, ne işe yarar ?’ ‘toplum ahlakı ve vicdanı nasıl korunur’ gibi sorularla ele alması ve açıkça olmasa da Türk toplumundan gelmenin önemi ve değerini anlatması ileride kurtuluş savaşını verecek halka, komutanlara ve ulu önderimize ilham kaynağı olmuştur. Gazetelerdeki yazılarında romanlarında tiyatro oyunlarında yani içinde Namık Kemal olan şeylerde genelde yurtseverlik ve özgürlük kavramları ön plandadır. Bunu coşkulu ve etkileyici bir şekilde anlatımı zamanların ve sonrasının arayışta olan halkına etkisi de çok büyüktür. Şöyle bir örnek vereyim Vatan Yahut Silistre oyunu ilk oynandığında gösterimden sonra halk o coşkuyla galeyana gelmiş ve olaylar çıkartmıştır. Bu kısmı daha fazla uzatmadan herkese Namık Kemal’i okumanın kendilerine çok şey katacağını düşündüğümü söyleyerek romana geçmek istiyorum.
İntibah yurtseverlik ve özgürlük üzerine bir roman değildir. Osmanlı’nın son zamanlarındaki sosyal yapısını (beni çok şaşırtan) anlatan bir romandır. Günümüzde okuduğumuz için anlatımını çok beğenmeyeceğimiz bir roman aslında, divan edebiyatının etkilerini rahatlıkla görebiliyoruz romanda ancak benim için önemli olan anlatımı değil de içeriğiydi. O dönemlerde
İntibahNamık Kemal · Mutena Yayınları · 201749,1bin okunma