Kitap tahmin ettiğim gibi bitti ve sonu bence gayet güzel bitti. Irene'nin eteklerinin tutuşması, bağırıp çağırdığı bir adamdan tekrar medet dilemesi. Sırrının ortaya çıkmaması için her şeyi yaparken avukat eşinin de tatlı sert bakışlarıyla onun içini kemirmesi. Sırrı yüzünden ölmeyi bile düşündü; bu bana Bir Çöküşün Öyküsü'ndeki Madam'ı hatırlattı nedense. Yalnız merak ettiğim bir şey var Irene'nin verdiği paralar şantajcıya mı yoka Fritz'e mi gitti?
Karanlık bir siluet aynada belirdi, elini kadına doğru uzattı. Kadın kulakları tırmalayıcı bir çığlık attı ve koruma içgüdüsüyle bronz şamdanı aynaya fırlattı.
...Kaderini görmüştü.
Kitapta her zaman lükse alışkın olan, bir zamanlar Fransız sarayının en etkin kadınlarından olan fakat sonra sürgün edilen Madame de Prie hakkında. Ölümünün dillerden düşmemesini istiyor.
Madame de Prie bana göre hırslı, açgözlü, kibirli, etrafındakileri kandırmayı seven ama ara sıra etrafını kandırırken kendini de kandıran bir kadın. Genç adam da aynı onun gibi açgözlü; gururlu bir adam. Nedense ikisine de pek ısınamadım. Ama Madam'ın ölümünü dillerden düşürmemek istemesi ve bunun için uğraşmasının hikayesi hoşuma gitti.