Teodota

Teodota
“ Belki de gerçek olan hiçliktir.. ve hayatımız var olmayan bir rüyadır. ..“
Romanın acelesi olmamalı. Eskiden acele tempolu akış da roma­ nın dünyasının bir parçası olabilirdi, şimdi bunu sinema dev­raldı; sinemayla karşılaştırıldığında, aceleci roman hep yetersiz kalmaya yargılıdır. Daha huzurlu zamanların ürünü olan ro­man, bu eski huzurun bir parçasını aceleden oluşan yeni dünya­mıza getirebilir. Pek çok kişiye bir ağır çekim niteliğiyle hizmet edebilir; beklemeyi çekici kılabilir; insanların kültlerinin derin, ama içi boş düşünme eylemlerinin yerini tutabilir.
Sayfa 32
Edebiyat
Reklam
Drama, insanın kendini özetleme olanakları içersinde yalana en az yer verenidir
Edebiyat
Herhalde yazar, ilerde olacakları söyleyebilmek için daha önce olmuş olanı duyumsayan insandır. Yani gerçekte acı çekmez, yalnızca anımsar; ve hiçbir eylem gerçekleştirmez, çünkü önce eyle­ me ilişkin kehanette bulunmak zorundadır.
Edebiyat
Onursal makamlar ancak budalalar içindir; utanç içersinde ya­şamak, onurlar içersinde yaşamaktan daha iyidir; saygınlıklar olmamalı, ama ne pahasına olursa olsun, özgürlük olmalı, düşünme özgürlüğü. Onurlar, duvar halıları gibi gözlerin ve kulak­ ların önüne asılır; artık ne gören kalır, ne de duyan; düşler, onur­ lar içersinde boğulur, verimli yıllar da kuruyup gider.
Edebiyat
Ölüler yargılarla, yaşayanlar ise sevgiyle beslenirler. Hiçbir budala ve hiçbir bağnaz, düşleri gölgelenenlere ve par­çalananlara beslediğim sevgiyi herhangi bir zamanda elimden alamayacak.
Edebiyat