mat

Bir deliliğin karanlık bahçesine düştüm. Tarumar edilmiş bir bahçenin ortasına. Toprağa çiçek tohumları ekmekle kendimi gömmek arasında bir yerdeyim. Bir cinnetin kıyısında oturuyorum ; gösterişli bir sunağın ortasındaki soğuk taşın üzerine, yeni bilenmiş keskin kılıçların ölümcül gölgelerinin hemen altına, yıllar içinde birikmiş pişmanlıklarımı yatırmakla kendi bedenimi yatırmak arasında bir yerde, kalabalığın birbirini zerre kadar umursamadığı arafta.
Reklam
Mutsuzlukla hastalığı birbirinden ayırt edebilmek kolay olmuyor. Mutsuz insanların alameti farikası hiç geçmeyen yorgunluktur. Sanki hep hastaymış gibi.
Biz zannediyoruz ki insan ölünce çürümeye başlar. Doğru değil insan doğduğu andan itibaren çürümeye başlıyor. İnsanı çürüten ölüm değil, hayattır. Başkasından değil, kendimden biliyorum.
anlam ve özgürlük
Özgürlük, insanın bir şeyi yapabilme imkanının önündeki engellerin kaldırılmasıdır.
Sayfa 133
uçabildiğini kimseye söyleme öyle bir inanmazlar ki düşersin ..
Reklam