Oscar Wilde, 16 Ekim 1854’te Dublin’de dünyaya geldi. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazmasının yanı sıra, Dorian Gray’in Portresi adlı tek romanıyla edebiyat tarihine geçmiş usta bir yazardır.
Dokuz yaşına kadar eğitimini evde sürdürmüş, ardından Portora Royal School’a devam etmiştir. Sıra dışı bir öğrenci olan Oscar Wilde, yaşamı sanata yaklaştırmayı amaçlayan estetik akımın öncülerinden biri olmuştur. Eleştirel ve iğneli üslubuyla kısa sürede döneminin en başarılı ve ünlü yazarları arasına girmiştir.
Hayatının büyük bir bölümünde sosyalizmi savunmuştur; bu görüşüne karşın pasifisttir. Biseksüel olarak tanınmasına rağmen, kendisini Yunan kültüründen gelen erkek aşkı geleneğine bağlamış ve bu nedenle “Sokratik” olduğunu iddia etmiştir. Topluma aykırı düşünceleri ve sıra dışı yaşam tarzıyla her zaman göz önünde olmuştur. Cinsel yönelimi nedeniyle yargılanmış ve iki yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Cezasının ardından yoksul bir hayat sürmüş olsa da, zaman zaman eski gösterişli yaşamına dönebilmiştir.
Oscar Wilde, 30 Kasım 1900’de menenjit nedeniyle bir otel odasında hayata veda etmiştir.
---
Dorian Gray’in Portresi, olağanüstü kurgusu, sanatsal anlatımı ve estetik gücüyle okura büyük bir keyif sunar. Oscar Wilde, topluma aykırı duygu ve düşüncelerini bu roman aracılığıyla açıkça dile getirmiştir. Ne yazık ki bu muhteşem eser, yayımlandığı dönemde hak ettiği övgüyü alamadığı gibi, Wilde’ın yargılanmasında aleyhine delil olarak da kullanılmıştır.
Sonsuz gençlik ve güzellik dileğinin kabul edildiği; bedelinin ise insani değerlerden uzaklaşarak, ruhunu adeta satmakla ödendiği bu hikâyede, Dorian Gray’in yozlaşan ve çirkinleşen yaşamı ölümsüzleşir.
Oscar Wilde eserlerinde Viktorya döneminin ikiyüzlü ahlak anlayışını, yozlaşmış aile ve evlilik yapısını, dinî