Clementine Mathieu

Clementine Mathieu
Vien dietro a me, e lascia dir le genti...
Eski Bir Psikolog Artığı - Kendine Çiftçi
Ankara Üniversitesi - ADPU ( PDR )
Hatay
77 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Bu gece , bir an için, iç huzurumu buldum. Saat on iki olmadan bir türlü doyurulamayan arzulardan bıkkın, yalnız, kendi kendime söverek sokağın karşısındaki evden çıkmıştım. Ve işte, mucizevi bir ağustos gecesi vardı dışarıda. Yağmur yeni dinmişti, ılık nem ve sisten hava ağırdı. Ay, ışığa gebe dolunay halinde küçük ve sık bulutların ardından kendini tuhaf şekillerde gösteriyor, arkadan vuran ışığıyla her bir parçanın hatlarını çizer gibi, parçalarına ayrılmış resimli bir yapboz gibi havada asılırı duruyordu, En ufak bir esinti yok gibiydi ama ağaçların yaprakları kıpır kıpır hareket ediyor, üstlerinde biriken sular sokakta yürüyen insanların adım seslerine benzer bir sesle iri damlalarla kaldırma düşüyordu.Havaa küf. kurumuş yaprak ve çürümenin tuhaf kokusu vardı. Puslu bir sis bulutu ön basamakların tepesindeki iki ışığın üstünde bir hale oluşturmuş narin, ince ve kanatlı bu ihtişamla kör olmuş, serseme dönmüş, uyumuş tuhaf böcekler lambaların üzerinde kanat çırpıyordu.Şimşekler, bir parlayıp bir sönüyordu; bir sahne görevlisi ışık düğmesiyle oynuyordu sanki.Granit basamaklardaki çatlakların ta içine saklanmış iki cırcır böceği tatlı, akıldan çıkmayan titrek bir sesle şakıyordu.Ve sırf orası benim evim olduğundan,onları seviyordum.Hava, koyu kıvamlı bir pekmez gibi üzerimden akıp gidiyor; aydan ve sokak lambasından şizofrenik mavi hayaletler gibi, gülünç ve belli belirsiz tekrarlarla parçalarını ayrılıyordu. Üst katta, sıcak vücud ve diş macunu kokan aydınlık, beyaz steril,küçük banyoda, düşünmeksizin yapılan sıradan bir törenle lavabonun üzerine eğilmiş,mikropların hüküm sürdüğü bölgeleri temizliyor,parıldamaya başlayan kroma ile geri hareket ettikçe musluklara vuran,narin,göz kamaştırıcı ışığa tapınıyordum,Sıcak ve soğuk; hoş kokulu yeşil sabun kalıplarından gelen
Sayfa 19
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Unutma,Unutma, şimdiki zamandasın ve şimdi, şimdi. Bunu yaşa, bunu hisset,buna tutun.Kanıksadığım her şeyin şiddetle farkında varmak istiyorum. Bunun veda olabileceğini, son defa olabileceğini hissedince daha derinden sarsılıyor insan ..
Sayfa 21
Benim için, şimdi sonsuzdur, sonsuzsa durmadan değişir, akar erir. Hayatsa şu andır. Geçip gittiğinde artık ölmüştür. Ama yeni anda sil baştan başlayamazsın.. Ölmüş olana göre yargılamak zorunda kalırsın.Tıpkı bir bataklık gibi ... daha en başından umutsuz. Bir öykü, bir resim biraz merak uyandırabilir ama yeterince değil. Şu andan başka hiçbir şey gerçek değil ama ben yüzyılların ağırlığı altında boğulduğumu hissediyorum.Tıpkı benim yaptığım gibi bir zamanlar yüzyıl önce bir kız yaşıyordu. Şimdiyse ölü. Ben şimdiyim ama biliyorum, bende göçüp gideceğim. Zirvede o an , ani bir parıltı gelir ve alıp götürür, sonrası süregelen bataklık. Ama ben ölmek istemiyorum
Sayfa 9
Hannah Seni hiç hoş olmayan bir uzaklıktan, üc bin mil uzaklıktan selamlıyorum. Hermönötik olarak okunursa bu, hasretin uçurumu demek. Fakat buna rağmen her gün, bu olanlara ve olanların olma biçimlerine seviniyorum. Şimdi seve seve beş parmaklı tarağımla dağınık saçlarının arasında gezinmek isterdim, tam da o güzel fotoğrafın tam içime, kalbime bakarken. Bu bakışın , ders verirken kürsünün yanından bana doğru ışıldayan bakışla aynı bakış olduğunu bilmiyorsun. Ahh, bu oydu, bu odur ve sonsuzluk olarak oradadır. ; o uzak yakınlıkta. Bir çeyrek yüzyıl boyunca herşey, tıpkı tarlaya gömülmüş bir tohum gibi beklemek zorundaydı; mutlak olanın olgunlaşması için beklemek zorundaydı; mutlak olanın olgunlaşması için beklemek. sonra hepsi , bütün o acılar ve her türlü tecrübeler senin bu bakışında toplandı. Bütün bunların ışığı simanda parıldıyor şimdi ve içindeki kadını görünür kılıyor . Bu gizem, Yunan tanrıçasının tasvirinde vardır; kızın içinde kadın gizlidir, kadının içinde kız. Bu , aydınlanan gizemin ta kendisidir ...
Sayfa 94
Hannah Arendt'ten Martin Heidegger'e Evden çıkıp da arabaya bindiğim andan itibaren bu mektubu yazıyorum.Şuan yazabiliyorum, ama gecenin geç vaktinde bunu yapamayacağım.( Yazı makinasıyla yazıyorum, Dolmakalemim bozuk ve el yazım da artık okunmaz oldu ). Bu akşam ve sabah bütün bir ömrün onayı demek.Aslında beklenmedik bir onay. Garson, adını andığında - haddizatında mektubun bana ulaşmadığından, seni beklemiyordum - zaman sanki durmuştu. Sana , kendimde ve kimseye itiraf edemediğim bir husus kafamda şimşek gibi çakıverdi.Friedrich bana adresi verdikten sonra o baskın çoşku hali, beni gerçekten bağışlanmaz o sadakatsizlik suçunu işlemek ve hayat hakkımı kaybetmekten çok şükür alıkoydu. Nihayetinde birbirimize yeterince ve açık şekilde görüşmediğimiz gerçekliğinden hareketle şunu bilmeni isterim: Bunu yapmış olsaydım, sadece gururdan yani salt çılgınca ahmaklıktan yapmış olurdum, yoksa gerçek bir sebepten değil. Eşinin benden ne beklediğini bilmeksizin geldim. Mektubunu arabada okudum; yarı uykulu halde. Bunu bilseydim asla bir saniye bile çekinmezdim. Benim asıl imtihanım '' alman kadını '' ifadesiyle ima edilen şeye dayanıyor. Öğleden sonra çay öncesinde bana anlatılan şeye. Lütfen yanlış anlama : gerçi kişisel olarak benim için fark etmez. Ben kendimi hiç bir zaman Alman kadını olarak hissetmedim , Yahudi bir kadın olarak hissetmeyide uzun zaman önce bıraktım. Kendimi şimdi olduğum şey olarak hissediyorum, gurbetten gelen bir kız. Suçlamanın şiddetinden ve dürüstlüğünden yana müteesirdim ve hala da müteesirim. Fakat dayanışmanın getirdiği anlık duygunun ve birden yükseliveren derin duygudaşlığın etkisiyle ona '' belki'' dedim. Nesnel olarak şunu ilave edebilriim : Tabii ki sadece ketumluktan susmadım. Aynı zamanda gururdandı susuşum.Ve tabii ki sana duyduğum aşktan
Sayfa 72