Ursula Ludz

Ursula Ludz

Yazar
10.0/10
3 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
144
Gösterim
Martin Haidegger'den Hannah Arendt'e
Canım!
Bugün kitabımın bir kopyasını sana verdiğimde beni aciz bırakan esaslı sevincinle ezildim. Ruhumun bir parçasını sana verdim. Senin aşkına karşılık bu çok az. Fakat o senin sevinç taşan teşekkürün yok mu, o her şeyin fevkinde.
Peki kitabımın bir kopyasını hediyem olarak kabul etmeni rica etmeye karar verdiğim anda onu yanında getirmiş olman bir tesadüf müydü? Evet, hediye. Sadece bundan böyle çalışmamın icinde yaşadığını gösteren bir sembol olarak.
Sevgili Bayan Arendt
Size hiç bir zaman sahip olamayacağım.Fakat siz bundan böyle hayatıma ait olacaksınız.Hayatım da sizinle beraber büyüyecek
Hannah
Seni hiç hoş olmayan bir uzaklıktan, üc bin mil uzaklıktan selamlıyorum. Hermönötik olarak okunursa bu, hasretin uçurumu demek. Fakat buna rağmen her gün, bu olanlara ve olanların olma biçimlerine seviniyorum. Şimdi seve seve beş parmaklı tarağımla dağınık saçlarının arasında gezinmek isterdim, tam da o güzel fotoğrafın tam içime, kalbime bakarken. Bu bakışın , ders verirken kürsünün yanından bana doğru ışıldayan bakışla aynı bakış olduğunu bilmiyorsun. Ahh, bu oydu, bu odur ve sonsuzluk olarak oradadır. ; o uzak yakınlıkta. Bir çeyrek yüzyıl boyunca herşey, tıpkı tarlaya gömülmüş bir tohum gibi beklemek zorundaydı; mutlak olanın olgunlaşması için beklemek zorundaydı; mutlak olanın olgunlaşması için beklemek. sonra hepsi , bütün o acılar ve her türlü tecrübeler senin bu bakışında toplandı. Bütün bunların ışığı simanda parıldıyor şimdi ve içindeki kadını görünür kılıyor .
Bu gizem, Yunan tanrıçasının tasvirinde vardır; kızın içinde kadın gizlidir, kadının içinde kız. Bu , aydınlanan gizemin ta kendisidir ...
Sevgili Hannah !
Aşk neden bütün diğer insani hasletlerden daha yüce ve daha dûçâr olanlar için böylesine tatlı bir yük ? Sevdiğimiz şeye dönüşüyor, yine de kendimi kalmaya devam ediyoruz. Bunun için sevgiliye teşekkür etmek istiyor, ancak buna yetecek hiç bir şey bulamıyoruz.
Sadece kendimizle teşekkür edebiliriz ona. Aşk, minneti kendine sadakat duygusuna ve diğerlerine kayıtsız şartsız itimada çevirir. Böylece kendi sırrını sürekli yükseltir.Yakınlık, burada yekdiğerine en büyük uzaklık olmaktır.Hiç bir şeyi perdelemeyen, bilakis '' Seni '' bir ilhamın şeffaf, fakat kavranılmaz sadece şuradalığına ikame eden uzaklık..
Yüreğin baş edemediği, birinin varlığının bir kez ömrümüze doğmuş olmasıdır,İnsanın kaderi, insanın kaderine teslim olur, Saf aşkın ödevi, bu teslimieti diri tutmaktır. Tıpkı ilk günkü gibi ..
Sevgili Hannah,
Bana sanki yıllardır görüşmemişiz gibi geliyor
Şevkle olmak ; biz buyuz. Biri diğerine '' söylemek '' ve kendini açmak istiyor; fakat biz sadece şunu söyleyebiliriz : Dünya bundan böyle ne senindir ne de benim. Bilakis o bizim oldu artık. Yapup ettiklerimiz ne sana aittir ne de bana, onlar bize aittir . Çatılar, yollar, mayıs sabahları ve çiçek kokuları bizimdir. başkaları için yapılmış bütün lütuflar, her samimi ve sahih ülkü bizim hayatımızdır. Çoşkunlukla gerilen savaş ve bir seçkin uğruna verilen mücade bizimdir. Bizim. Bu bundan böyle kaybedilmeyecek, bilakis daha zengin, daha duru, daha sağlam olmanın imkanına erişecek; varoluşun büyük tutkusuna doğru büyükmek için..Senin adına mutlu olduğum anlar , benim en güzel anlarım, bunu biliyorsun ..
''Ve Tanrı izin verirse Ölümden sonra seni daha çok seveceğim ''
Sevgili Hannah !
Sen gittikten sonra geriye odamda durgun bir gün ışığı kaldı

''Aydınlık güzeldir''. JAspers'in bana dün akşam söylediği bu söz, karım ile aranda geçen konuşma yanlış anlamalar ile sınamalardan yorulmuş kalbin ahenge ulaşması yolunda ilerlerken beni etkileyip durdu.İkimizin karşılaşması ve bu karşılaşmanın sürekliliğinden üçümüz arasındaki o malum güvenin - senden ve benden dolayı- saf mebdeine dek ulaşması, ancak bu, karşılıklı konuşmayı beraberinde getirmeliydi. Karımın sözleri sadece bu konuda bir ısrardı, yoksa senden suçun itirafı yönünde bir talep değildi..
Karım hiçbir surette aşkımızın mukadderatına halel getirmek istemedi. Onun tek derdi, benim susmam; dolayısıyla yapışıp kalan bu lekeden bu ihsanı temizlemekti. Bu susuş yalnızca onun güvenini suistimal etmek değildi. Karımın, aşkımızın mutluluğu ile zenginliğini anlamayacağı gibi, aynı zamanda onu kaderin önüne geçilmez hediyesi olarak da kabul edeceğini bildiğimden, güvenini kesinlikle bu yöne yönelttim ..
Saatlerin bu kadar kısa olmasına üzülüyorum. Daha hoşnut bir şekilde tekrar gelmeni umuyorum, Sevgili Hannah. Bu çok güzel olacak; Çünkü mnce ile sonra şimdi berrak surette açıklığa kavuştu. Senin bu berraklığından ziyadesiyle memnun olduğumu ve bize ait olduğunu biliyorum..
Hannah Arendt'ten Martin Heidegger'e
Evden çıkıp da arabaya bindiğim andan itibaren bu mektubu yazıyorum.Şuan yazabiliyorum, ama gecenin geç vaktinde bunu yapamayacağım.( Yazı makinasıyla yazıyorum, Dolmakalemim bozuk ve el yazım da artık okunmaz oldu ).
Bu akşam ve sabah bütün bir ömrün onayı demek.Aslında beklenmedik bir onay. Garson, adını andığında - haddizatında mektubun bana ulaşmadığından, seni beklemiyordum - zaman sanki durmuştu. Sana , kendimde ve kimseye itiraf edemediğim bir husus kafamda şimşek gibi çakıverdi.Friedrich bana adresi verdikten sonra o baskın çoşku hali, beni gerçekten bağışlanmaz o sadakatsizlik suçunu işlemek ve hayat hakkımı kaybetmekten çok şükür alıkoydu. Nihayetinde birbirimize yeterince ve açık şekilde görüşmediğimiz gerçekliğinden hareketle şunu bilmeni isterim: Bunu yapmış olsaydım, sadece gururdan yani salt çılgınca ahmaklıktan yapmış olurdum, yoksa gerçek bir sebepten değil.
Eşinin benden ne beklediğini bilmeksizin geldim. Mektubunu arabada okudum; yarı uykulu halde. Bunu bilseydim asla bir saniye bile çekinmezdim. Benim asıl imtihanım '' alman kadını '' ifadesiyle ima edilen şeye dayanıyor. Öğleden sonra çay öncesinde bana anlatılan şeye. Lütfen yanlış anlama : gerçi kişisel olarak benim için fark etmez. Ben kendimi hiç bir zaman Alman kadını olarak hissetmedim , Yahudi bir kadın olarak hissetmeyide uzun zaman önce bıraktım. Kendimi şimdi olduğum şey olarak hissediyorum, gurbetten gelen bir kız.
Suçlamanın şiddetinden ve dürüstlüğünden yana müteesirdim ve hala da müteesirim. Fakat dayanışmanın getirdiği anlık duygunun ve birden yükseliveren derin duygudaşlığın etkisiyle ona '' belki'' dedim. Nesnel olarak şunu ilave edebilriim : Tabii ki sadece ketumluktan susmadım. Aynı zamanda gururdandı susuşum.Ve tabii ki sana duyduğum aşktan da. Neyse, olanları olmaları gerektiğinden daha zor kılmayalım.. Marburg' u terk edişimin tek sebebi sendin...
Hannah
Mükemmel bir aşk hikayesinden kendi kalemlerin okumak o kadar güzel ki.. 35 yasındaki Heidegger'in 18 yaşındaki Arendt'e aşık olmasıyla başlayan mektuplaşmalar sizi alıp, o döneme götürüveriyor. Her ne kadar hiç onaylanmayacak bir ilişki olsa da -Heidegger'in evli ve dört çocuk sahibi olmasından ötürü- mektupları okurken dalıp gidiyorsunuz.. 1925-1975 yılları arasında yaşanan bu mektuplaşmalar sizi felsefenin de siyasetin de gündemin de ve özellikle aşkın da en derin zirvelerine çıkarıyor. Okuyun, okutun.
Konu mektuplar olunca ve Aşka dair kırıntılar varsa kendimi kitabın içinde kaybediyorum bu naçizane itirafım dır , İnsan kendi içindeki duygu yoksunluklarını sorgularken , duygu selini gördüğünde ruhunu, aklını, kalbini, ne varsa kendine dair sorgusuzca sele bıraktığı aşikar , en azından kendi adıma böyle , Kitabı okumamda ki en ilginç nedense Heidegger ve Arendt in öğretmen öğrenci ilişkisi oluşudur , Felsefi aşk diye bir kavram varsa bu ikisi arasında geçen diyaloglardan oluşmuştur diyebilirim , Keyifli okumalar ,

Yazarın biyografisi

Adı:
Ursula Ludz
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 8 okur okuyacak.