Daha kaç kitap yazılmalı ya da kaç kitap okumalı, kiminle konuşmalı kime danışmalı içimdeki bu yalnız çocuğu dışarı çıkarabilmek için. Ne zaman elimi uzatmaya kalkışsam sırtını dönüyor hep. Odanın bir köşesinde sırtı dönük bir şekilde bekliyor. o da haklı ki hiç sevilmemiş, başı okşanmamış, merak edilmemiş, hep öteye itilmiş, duyguları düşünceleri hiç önemsenmemiş...
Kırılmış ve hiç gönlü alınmamış. Hiç var olmamış gibi sessiz sessiz ağlıyor. Bedenim büyüyüp gelişiyor ama içimdeki hep aynı yaşta hep kırıldığıyla kalmış. İyileşmeye çalışıp da iyileşememek ne büyük acı...