İçimde dinmeyen bir yorgunluk var,
uyumakla geçmeyen,
adını koyamadığım bir ağırlık.
Yarım kalmış hayallerin tozu sinmiş
sineme,
tam olamayan cümleler gibi duruyor
dudağmın kenarında.
Konuşsam anlamsız anlatsam faydasız.
Gönlümde yâr-ı sabînin firâkı kaldı hep
Nevbahar görmeden ömrüm hazâna saldı hep.
Şeb-i yeldâ gibi uzun geçti safâsız her demim,
Âh ü zâr ile geçen gün hicrâna daldı hep.
Bir zaman güller açardı hayâl-i sânemde,
Şimdi gamzede bahçem dikenle doldu hep.
Gülşende gezerken bülbül-i dil serzena oldum,
Bir lâhza seherde, gamla dolu menzile kaldım.
Evvel çocuk idim, rûhumu yel gibi savururdum,
Şimdi ne heves var, ne de gönülde bir dildâr kaldı.
Sînemde yâdigâr kalmıştır toprağın kokusu,
Bir çamurdan âlem kuran ben, şimdi harâbım.
Her akşam içime nâle düşer, ah ü figânla,
Ey çocukluğumun sâf demi, dön yine revâbım.
Meryem🌙🖋️