Beyza

Beyza
@Matteroffact
Puan vermedi·84 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Bu kitapta küçük bir çocuğun babasıyla olan anılarını okuyoruz. Kısa ve bir o kadar da yoğun duygular barındıran bir kitap. Gerçekten çok etkileyici bir kitaptı. Ben çocuğun bakış açısından yazılan kitapları severim, bu kitap yetişkin bakış açısıyla yazılmış olsa bu kadar etkilenmezdim bence. Çocuk üzücü anıları bile espirili bir dille anlatıyor mesela babasının birkaç kez intihar teşebbüsünde bulunmuş olması onun için sıradan bir olay gibi. Yazarla tanışma kitabı olarak bunu seçmiştim çok doğru bir tercih olmuş. Okuduğunuzda mutlaka bir yerde size de dokunacaktır <3
1000Kitap
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
Melih HOCAOĞLU isimli okura yanıt verildi
Beyza
Ne demek her zaman <3
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·134 syf.··
2026 7. kitabı
Her okuduğum kitabıyla bir önceki eserinden kalemine biraz daha hayran kaldığım Amin Maalouf, bu sefer "panteri evcilleştirmeye çalıştığı" bir denemesiyle karşımızda. Kitap, bu gezegende yaşayan her insanı ilgilendiren çok temel ama bir o kadar da kritik konuların ele alındığı, yazarın da deyimiyle her paragraf için ayrıca onlarca sayfa daha yazılabilecek nitelikte birikmişlik barındıran hususların değerlendirildiği bir çeşit düşünce yazısından oluşuyor. Elbette herkesin fikri kendine ancak kimlik, ayrımcılık, ortak paydalar ve küresel vatandaşlık gibi konuları bana göre olabilecek en objektif şekilde ele alarak kendince bir iddiada bulunmasa da bu dünyanın evlatları için tam anlamıyla bir manifesto sunuyor. Sunduğu birleştirici ve özgürlükçü fikirlerinin yanı sıra dünya toplumunun köşe bucağını didik didik ederek kendi zamanının örnekleri üzerinden zamansız sosyolojik çıkarımlarda bulunuyor. Kitabın bundan aşağı yukarı 26 sene önce yazıldığını düşünürsek toplum trendleri üzerinden bireylerin tektipleşmesini, sığındıkları maneviyat çatısı altında kimliklerinin sağlam buldukları tek direği dinin gücüyle uluslar çapında söz sahibi olacak muhafazakar grupları ve dünyanın dört bir yanından anlaşmazlıkların doğuracağı sonuçları daha o zamandan öngörebilmesi kafamda bu adamın insanoğlunu kitap gibi okuyabildiği fikrini uyandırdı. Toplum olarak hepimizin statik bir benlikle yalnızca bir aidiyetin çatısı altında yaşamadığımızı, her insanın onu o yapan eşsiz kimlik kombinasyonlarıyla toplumda bir başkası tarafından doldurulamayacak bir yeri olduğunu ve tüm bu benlik karmaşasının altında bu gezegenin insanları olarak küresel vatandaşlar olduğumuzu bize hatırlatan bu eser, anlattıklarına kıyasla küçük sayılabilecek hacmiyle modern dünyanın sosyal açıdan işleyişinin ilerlemesi
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
Beyza
elinize sağlık çok güzel yazmışsınız
Puan vermedi·80 syf.··
2025 5. kitabı
Çok fazla övgü alan ozellikle de toplumsal konulari iceren bir kitapsa begenmemissem bunu ifade etmek biraz zor geliyor bana. Ne kadar kadınlar icin onemli bir konuya deginse de bu kitap edebi bir eserden çok anlatı gibi olmus. Yazarla tanisma kitabımdi yazarin dili de garip geldi. Kisaca konusu kürtajin yasadisi oldugu bir donemde hamile kalan genc bir kızın caresizce çözüm aramasini anlatiyor. Hassas ve onemli bir konu ama ben sevemedim. Nobel edebiyati odulu almis kitabi da pijamamla evimde otururken elestiriyor olmam fikrimi degersizlestirmiyordur umarim
1000Kitap
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,118 okunma
Sena besler isimli okura yanıt verildi
Beyza
aynen öyle ya ödül alınca bir de insanlar övünce ister istemez bir beklenti de oluşuyor ama beni hayal kırıklığına uğratmıştı baya..
8/10
·160 syf.··
2026 2. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 01:30
İhsan Oktay Anar, ilk okuduğumdan beri hayal gücü ve genel kültürüyle beni kısa sürede etkileyen bir yazar olmuştu. Bu kitap da adeta bu niteliklerini vitrine çıkarmak için yazdığı bir eser gibi geldi bana. Bir eser değil de ne kadar engin bir bilgi birikimi olduğunu gösterdiği bir tez yazısı havası verdi. Zaten bu sebeplerden dolayı da çoğu okur için özellikle başta oldukça karışık; terimlerle, isimlerle, teknik detaylarla ve ortalama hayal gücünü zorlayan tasvirlerle bunaltıcı gelmiştir ki buna başta ben de dahildim. Kitap; Osmanlı donanmasına mensup, Doğu Akdeniz'de konuşlanmış bir denizaltında geçiyor. Konuya bodoslama girmesi ve bol tasvirli, detaylı, teknik diliyle neredeyse ilk 50 sayfaya kadar ne olup bittiğini anlamakta güçlük çekeceğimiz cinsten bir seyir izliyor. Ardından İhsan Oktay Anar'ın da çoğu kitabında sık sık başvurduğu mistik/tasavvufi, az biraz da mitolojik temalarla hem gerilim dolu, ürpertici hem de felsefi derinlikli, düşündürücü bir serüvene dönüşüyor. Diğer kitaplarında da olduğu gibi karakterleri "Hollywood tarzı" havalı, öykünülecek insanlar yerine herhangi bir adam denecek, bizden ve kendi kültürümüzle yoğrulmuş bir hamurdan işliyor. [Eser miktarda, çok önemli olmayan spoiler(lar) içerir] Mürettebatımız, kitap boyu onlara musallat olan ve her okurun zihninde farklı canlanan gizemli bir sandıkla boğuşuyorken denizde de İngiliz donanmasına ait iki destroyer tipi savaş gemisiyle çatışma hâlinde. Gemiye almış oldukları ve başlarına bin türlü musibet açan bu sandık, başta İslam olmak üzere İbrahimî dinler kültüründen çeşit çeşit alt metinler içermekte ve modern fiziğin boyut ve düzlem, görecelilik ve kuantum gibi teknik sırlarını barındıran bir "mucizeler makinesi"dir. Serüven boyunca insan doğasının zayıflıklarının ve mürettebatın
Tiamatİhsan Oktay Anar · Everest Yayınları · 20225,5bin okunma
Beyza
elinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş
göz çizmeyi beceremiyorum😔✌️
Beyza
çok güzeeelllllllll