“Deniz ekmek kapısı, deniz hayat, deniz sevgili, deniz zalim, deniz suskun, deniz sevecen, deniz öfkeli.” (syf 13)
Uzun süreden sonra bu kadar sürükleyici bir kitap okumak çok iyi geldi. Bana göre Livaneli’nin dili açık ve anlaşılır ağdalı bir dil kullanmıyor ki bu da onun kitaplarında en sevdiğim özellik. Bana göre iyi bir kitap kendini okutmalı özellikle kurgu kitaplar öyle olmalı. Zorla okuduğum bitsin diye sayfa saydığım kitaplardan başkaları çok beğenmiş olsa bile ben soğuyorum. Özellikle çoğu kişinin odak süresinin bu kadar düşük olduğu bu dönemde kitap da kendinden soğutmamalı, kendini sevdirmeli ki kitap okuyanlarımız artsın. Bu arada bu kitabı sahaftan aldım, ilk sayfada bir not var baba oğluna hediye etmiş bu kitabı o da sahafa vermiş bir tık üzdü bu durum beni ama olsun kitap şu an emin ellerde.
Selam! 2025’de okuduğum ilk kitabımın yorumuyla geldim. Bu kitapta kitap dükkanı açan Youngju’nun hayatına konuk oluyoruz. Kitabevine gelen insanlarla, çalışanları ve kendiyle olan ilişkisi samimi bir dille yazılmış. Kitabı okurken ana karakterin kitabevinde oturuyor da olanları izliyor gibi hissettim kitabın bir karakteri de benmişim gibi oldu. Sadece ana karakterin değil diğer karakterlerin de gelişimini, zamanla değişen bakış açılarını okuyoruz. Sakin, gündelik yaşamı ele alan bir kitap okumak isterseniz öneririm bazı okuyanlar temposu düşük geldiğinden beğenmemiş ama ben çok beğendim.
“Ben, en çok kendine önem veren ve şu anki yaşam biçimini sürdürmeyi en üstte tutan bir kişiyim. Dahası kendim ve yaşam biçimim uğruna her an birini tekrar terk edebilecek bir kişiyim. Yanınızda tutmak isteyeceğiniz biri değilim.” (syf 248)