Alyoşa’yı çılgın gibi seviyorum, ama seni, biricik dostum olarak belki daha da çok seviyorum. Sensiz yaşayamam, bunu iyice biliyorum. Sana, kalbine, cevher gibi ruhuna ihtiyacım var…
Uzun süredir Dostoyevski okumuyordum ve çok özlemişim. Rus edebiyatı okumak en güzel kış mevsiminde olur. Ocak ayına çok yakışan bir tercih oldu benim için.
Bu kitapta karakterler çok derin hüzünlüydü. En çok Vanya’yı okumak tanımak isterdim ama anlatıcı o olsa da en az onu tanıdım gibi hissediyorum. Kendinden çok Nataşa’sını önemseyen kendi duygularından ziyade onun duygularını önemseyen birisi. Onun hakkında ayrı bir kitap olsa severek okurdum. Dostoyevskinin karakterlerin iç sıkıntısını bu kadar iyi yansıtmasına bayılıyorum. Dostoyevski okurken onun yarattığı hüzünlü atmosferin içinde ben de yer alıyorum gibi hissediyorum. Okuması keyifli ve oldukça güzel bir kitaptı. Özellikle Dostoyevski severler kesin okumalı.
Ne desem bilmiyorum bu kitabı çok beğendim çünkü gerçek geldi. Genç bir kadının aile evinden ayrılıp ve başka şehirde yaşlı bir aile dostunun yanında kurduğu hayatını okuyoruz. Mükemmel ilişkiler yok; ayrılıklar, yalnızlık ve sakin bir yaşam var, belki de bu yüzden bu kadar gerçek.
Konusuna bile bakmadan sepete attığım bir kitaptı gerçekten çok beğendim odak sürem düşük onu düzeltmeye çalışıyorum bu kitap ilaç gibi geldi odaklandım ve bitiverdi. Başta betimlemelerden dolayı bi korktum hep böyle mi devam edecek dedim ama su gibi aktı. Kitabı okuyor gibi değil de yaşıyor gibi hissettim bu yüzden öneririm.