Hani kendinize bir yol belirlersiniz de o yolu nasıl yürüyeceğizi bilemezsiniz ya... O yolun güvenliği var mıdır, yolda kimlerle karşılaşılabilir, hava durumu nasıldır vs. ? Bütün bu sorulara cevap niteliği taşıyan kitaplar zinciri sanki...
Öncelikle Diriliş Neslinin Âmentüsü, İslam'ın Dirilişi, İnsanlığın Dirilişi ve böyle devam eden külliyat.
Her şey bir Sezai Karakoç akademisine başvurup kabul almamla oldu. Sezai Bey'in en yakınından olan pek kıymetli hocam Saadettin Acar'ın bizlere Sezai Bey'i büyük bir saygıyla anlatması, en yakınından dinlemenin vermiş olduğu mutluluk ile çıkılan bir yoldu.
Saadettin Bey'in, Sezai Bey'in ismini her andığında hürmet göstermesi işledi kalbimize, onun izinden gitme hedefi, şevki o anlarda gelmişti.
Rüya gibi geçen bir ay sonunda verilen en güzel karardı Sezai Karakoç okumalarının yapılacağı grubunun kurulması. İşte o grup sayesindedir ki her cümlesi üzerinde çokça düşündüğüm, tekrar tekrar geriye sarıp acaba bir şey kaçırdım mı diye tedirgin olduğum kitaplarına bağlılığım.
Öyle güzel yol gösteriyor ki -şahsım adına- büyük değişimler yaşıyorum hayatımda.
Bir müslüman olarak nasıl olmalıyım, bütün düşünce dünyamı yeniden kuruyorum.
Bilinçli, istekli ve azimli...
Hiç kimseden utanmadan dinimi özgürce yaşamam gerektiği özgüvenini,
doğru olduğunu düşündüğüm düşüncelerimi söylemekten asla geri durmamam gerektiğini,
yazma sevdamı ve yeteneğimi İslam uğruna feda edebilmemi,
modern, sosyal, çok yönlü ama değerlerimden taviz vermeden muhafazakâr bir hayat sürdürebileceğimi,
Edebiyatta, sanatta, tarihte, musikide, her zaman bilgili ve doğru bir yol gösterici olmam gerekliliğini,
Kısaca bir Diriliş eri olurken gönüllü olmayı ve İslâm uğruna feda olmayı öğreniyorum.
Aslında bütün amacım onun gittiği yoldan giderken onu doğru anlamak, doğru