Dilara

Bilim, Darwin'e ve onun devasa sentezine; sanat, Michelangelo ve onun Sistine Şapeli Tavanı'ndaki muazzam tarihine atıfta bulunur. Darwin ve Michelangelo, birbirini hiçbir zaman çürütemeyecek, birbirinden tamamen ayrı iki anlayışı, insanın kökenine dair iki çelişik gerçeği temsil ediyorlar. İlki, muazzam sayıda reddedilemez gerçeğe dayanmaktadır, ikincisi ise bütün insanların kalbinde yazılıdır.
Sayfa 36
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gelecek için ve insanlığın pratik gayeleri için İslam, beden ve ruh ahenginin ve bu ahengi bozacak değil, sürdürecek yasalar ve toplumsal, siyasi kurumlar üzerine temellenmiş bir toplumun taşıyıcısı olacak insanı inşa etme çağrısıdır. İslam iç ve dış denge hâlinin sağlanmasına yönelik durmaksızın devam eden bir tarihi arayıştır ve tam da bu olmalıdır. Her hâlükârda, bu kadar tabii olup, olanakları böylesine az sınanıp, tecrübe edilmiş bir çağrı daha yoktur. Bu hedef bugün İslam'ın önün-de durmakta ve gelecek yıllarda onun şahsına münhasır tarihi vazifesi bu olacaktır.
Sayfa 21
Siyasi boyutunu göz ardı ederek, kendimizi tamamen dinî mistisizme bırakarak ayaklarımızın altından tarihi zeminimizin kaymasına izin verirsek, üstü kapalı olarak sömürülmeyi ve köleliği kabul etmiş oluruz. Tam tersine, İslam'ı dinî boyu-tundan soyutladığımız vakit, ahlâki ve evrensel insan kültürü düzleminde herhangi bir güç, etken olmaktan vazgeçeriz. Şayet insanlar ve eşya üzerinde salt hâkimiyete indirgenecekse, emperyalizmin İngiliz, Alman yahut İslami olup olmadığı sonuç itibariyle gerçekten önemli midir?
Sayfa 21
Bu araştırmada en büyük tehlike, "gözle görünür" ve genel kabul görmüş birtakım anlayışlardır. Güneş Dünya'nın değil, Dünya Güneş'in etrafında döner; her ne kadar görüntü itibariyle ilki daha anlaşılır olsa da. İnsanların çoğu öyle zannet-se de balina balık değildir. Materyalizm ve özgürlük, benzer parolalara ve tekrarlara rağmen bir arada yürümez. Bir şeyin düşünülüp, başka şeyin yapıldığı gerçeğiyle iyice pekiştirilen genel karmaşa hâline rağmen şeyler oldukları şeydir, fikirler ise dünyada geçici ve görünürdeki değil, özlerindeki içerik ve manaları üzerinedir.
Sayfa 17
Hristiyanlık bir kurtuluş yolu arar ve vadeder ancak bu sadece bir iç kurtuluştur. Sosyalizm ise sadece haricî bir kurtuluş aramakta ve vadetmektedir. Man-tıken çözümsüz bir çatışma içindeki bu iki paralel dünya ile karşı karşıya kalan insanoğlu, aralarında yeni tabii bir denge noktası bularak, bunların her ikisini de kabul etmek zorunda olduğunu hisseder. Hayat ve insanın kaderi hakkındaki tüm gerçeği onlar kendi arasında ikiye bölmüştür.
Sayfa 14