“Ey bedbaht nefsim! Acaba ömrün ebedi midir, hiç gelecek seneye hatta yarına kadar yaşayacağına dair kesin bir senedin var mı ki "her gün her gün" diyerek, günde beş vakit namazı çok görüyorsun ve boşuna nazlanıyorsun. Sana usanç veren, bu dünyada ebedi kalacağını düşünmendir.
Halbuki sen dünyada ebedi kalmayacaksin. Bu sene, belki yarın, belki biraz sonra ölebilirsin. Biraz sonra ölmesi muhtemel olan bir insanın"Günde beş vakit namaz çoktur" demesi akıl kârı mıdır?”
“Yalan söyleyen çocuğa akşamları yatmadan önce hikayeler anlatılmalı ve bu hikâyelerde yalan söyleyenlerin nasıl da yanlış bir davranış sergilediği resmedilmelidir. Yalnız çocukla hikâye icindeki kisiyi özdeşleştirecek
ifadelerden kaçınılmalıdır. Örneğin çocuk7 yaşında ise hikâye içinde yalan söyleyen ve daha sonra bu kötü alışkanlıktan kurtulan kişi asla 7 yasinda olmamalıdır. Çocuk hikâyedeki kisinin kendisi olup olmadığını sorsa dahi
anne-baba "hayır" diyerek sebebini ona izah etmelidir. “
“Cocuklarda 6-7 yaşından sonra yalan
söyleme alışkanlığı devam ediyorsa işte
o zaman anne-baba önce kendini, sonra çocuğun çevresini,daha sonra da çocuğu bir kere daha gözden geçirmelidir.”
“Başlangıçta kendi üzerindeki baskıdan korunmak icin yalan söylemeye adım atan çocuk, daha sonra yalanın ne kadar da işe yaradığını (kendince) öğrenerek kazandığı bu alışkanlığı hayatının değişik sahalarında
uygulamaya başlar.”