Bazen hazineler gözünün önündedir ancak ona ulaşabilmek için meşakkatli hatta tehlikeli yollardan geçerek ona ulaşman gerekir.
.
.
Bu kitap tamda bunu anlatıyor. Santiago’nun rüyasında iki defa bir hazineyi görmesi, ona ulaşmak için bir krala rastlanması, billuriye satması,çölleri aşması,kabile savaşlarının arasında kalması, tüm bunlar yaşanırken aşık olduğu kadını bulmadı ve sonunda bir simyacı ile karşılaşması aslında Kişisel Menkıbesini (gerçekleştirmek istediğin şey) tamamlamak için tüm Evren’inin yapmış olduğu bir işbirliği.
.
.
Mistik tarzda ilerleyen kitaptan benim payıma aldığım mesaj ise şu oldu: Hayatta her şeyin bir amacı olduğu karşımıza çıkan kişilerin öylesine hayatımızdan geçip gitmediği veya kalıcı olmadığı hatta kendimize bir amaç belirlediğimizde Evren’inde bizimle berber işbirliği yaptığı.
.
.
Kitapta en beğendiğim söz ise şu oldu: “İster hayatımız, ister ekin tarlalarımız olsun, sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız. Ama hayat hikayemiz ile dünya tarihinin aynı El tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman bu korku uçup gider.”