Emine

Emine
@Mavi_366
10/10
·200 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 23:35
Beni bu kadar etkileyen bir kitap için içimi dökmeden edemeyeceğim. Kitap, bir ailenin tüm üyelerinin gözünden anlatılıyor ve gerçeklerin ne kadar farklı olabileceğini, önyargılarımızın aslında ne kadar anlamsız olduğunu çok güzel bir şekilde işliyor. Aile ilişkilerinin karakterler üzerindeki derin etkisini hem görebiliyor hem de hissedebiliyorsunuz. Karakterlerin içsel konuşmaları sayesinde onlarla birlikte üzülüyor, daha önce kızdığınız bir karakterin gerçeğini öğrendiğinizde ise “Demek bunu yapmasının sebebi buymuş” diyerek ona hak vermeye başlıyorsunuz. Böylece her karakteri bambaşka bir bakış açısıyla değerlendirme fırsatı sunuyor. Kitaptaki cümleler çok hayatın içinden; herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir eser. İçimde bir yerlere dokundu. Olayların ardından tek bir sebep değil, birden fazla sebep olabileceğini; herkesin gerçekliğinin bambaşka olduğunu ve her insanın mutlaka bir derdi olabileceğini fark ettirdi. Adeta insanı bir uykudan uyandırıyor. Herkese mutlaka tavsiye ederim.
Edebiyat
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
Reklam
10/10
·510 syf.··
2025 50. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 19:02
Düşünmeyen zihinler, en büyük kötülüğün aracı olabilir.Vladimir Bartol’un Fedailerin Kalesi Alamut adlı eseriyle de bunu çok güzel bir şekilde işlemiş . Yalnızca tarihî bir anlatıdan ibaret olmayan bu roman, inanç, itaat, özgür irade ve manipülasyon gibi kavramlar üzerine bende derin bir sorgulamaya dönüştü. Her satırı, zihnimde yeni bir soru doğurdu. Kitap, Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi’nde kurduğu düzeni, fedailerini nasıl birer “saatli bomba”ya dönüştürdüğünü ; bu süreçte cennet vâdini ve haşhaşı nasıl araç olarak kullandığını konu alıyor. İnsanların zaafları kullanılarak nelerin mümkün olabileceğini, Bartol çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Yazarın dili sade ve akıcı; kitabı okurken yazarın âdeta o dönemde, fedailerin arasında yaşadığını düşündürecek kadar gerçekçi bir anlatım olduğunu ve pek çok bölümde bir film izliyormuşum gibi etkilendim. Kurgusu, dili ve düşündürdükleriyle Fedailerin Kalesi Alamut, kesinlikle okunması gereken muhteşem bir eser.
1000Kitap
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201249,9bin okunma
10/10
·230 syf.··
2025 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2025 00:25
İnsan bazen kaybolur; tekrar kaybolarak bulur kendini... Gönlümün bir telaş içinde olduğu, ama ne için acele ettiğimi bile bilmediğim şu günlerde, durmamı; durdukça varacağımı iliklerime kadar hissettiren bu kitap... Kitap, Sufi Hakan’ın aceleci, şımarık, çoğu zaman ona kızdığım, sinirlendiğim Azra ile karşılaşmalarını ve beraber teslimiyet yolculuklarını anlatıyor. Kitabı okurken onlarla aynı yolculuğa çıktığımı hissettim; Azra ile endişelendim, Hakan ile dinginleştim. Kitabı okudukça kızdığım Azra olduğumu fark ettim: aceleci, her şeyin hemen olmasını isteyen... "Paraya güvendiğin kadar Rabbine güvenmiyorsun" alıntısı ile anlamlı yüzleşmeler yüreğimde hissettim . “Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir ,bunu sakın unutma olur mu ?" karşılaşanlar birbirine mutlaka bir şey öğretir... Hakan ve Azra ile yolculuğa çıkacaklara, iyi okumalar.
1000Kitap
Hiçbir Karşılaşma Tesadüf DeğildirHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20217,4bin okunma
Puan vermedi·269 syf.··
2025 36. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 18:25
Bir kitap düşünün... Cümlelerinin derinliğinde kaybolacağınız, anlamak için bolca araştıracağınız, araştırdıkça huzur bulacağınız bir okul gibi. Kitap; Yegâh, Dügâh ve Segâh olmak üzere üç müzik makamından oluşuyor. Müziği tasavvufla harmanlayarak derin bir sorgulama alanı yaratan, postmodern bir anlayışla yazılmış. Okurken bolca kafanız karışıyor, ama bu karışıklık içerisinde mükemmel betimlemelerle karşılaşıyor; karakterlerle bazen gülüyor, bazen sinirleniyor, bazen de huzur buluyorsunuz. Karakterler ise oldukça etkileyici: Cimriliğiyle nam salmış Kalın Musa, güzeller güzeli Neva, Neva’nın aşkına düşen Davut, konuşmalarıyla huzur veren İbrahim Dede, kötülüğü temsil eden Tâgût, iyiliği temsil eden Üstadlar Üstadı Neyzen Batın Dede ve Eflatun... Eflatun ki, susmanın konuşmaktan daha çok şey anlattığını gösteren, mütevazılığıyla ders alınacak bir suskun... Kitabı bitirdiğim için buruk hissediyorum ama biliyorum ki, onu tekrar elime aldığımda bambaşka şeyler öğreneceğim. "Suskunlar'ı" anlatmak istiyorum; ama doğru sözcükleri bulmakta zorlanıyorum Yine de yazmadan da duramıyorum... "Belki de susmak , gerçeğin anlatmanın tek yolu " diyerek kitaptan bir alıntıyla kelimelere sığmayanları, sessizliğin içinden çekip çıkarmaya çalışıyorum. “Bazıları vardır buraya gelir ve huzur bulur; yine bazıları vardır ki buraya gelir ve biz ondan huzuru buluruz.” “Kusurlu olduğu için kusursuzdu.” Bu alıntılar, beni en çok etkileyenlerden sadece ikisi ... Herkesin mutlaka kitabı hissederek okumasını öneriyorum.
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma